Başkan Hatip Çelik, Mardin’in ekonomik DNA’sını; Mezopotamya’nın bereketli topraklarını katma değerli ürüne dönüştüren un ve makarna fabrikalarından, 46 bin araçlık dev lojistik filosuna kadar geniş bir yelpazede analiz ediyor. Röportajda, Mardin’in ihracat rekorlarından "Kalkınma Yolu" projesindeki kritik rolüne, Nusaybin Sınır Kapısı’nın stratejik öneminden Avrupa’daki Mardinli diasporanın kente geri kazandırılmasına kadar pek çok hayati konu başlığı ele alınıyor.
Mardin’in çehresini değiştirecek 27 projenin izini sürdüğümüz, kentin sadece bir sınır şehri değil, Orta Doğu ve Avrupa arasında vazgeçilmez bir ticaret köprüsü olma yolculuğunu anlatan bu söyleşi, yatırımcılar ve ekonomi çevreleri için bir rehber niteliğinde.

MARDİN EKONOMİSİ VE VİZYON ÜZERİNE
Sayın Başkan, Mardin denince akla önce tarih ve turizm geliyor; ancak siz şehrin ticari damarlarını yönetiyorsunuz. Sizce Mardin’in şu anki en büyük ekonomik itici gücü nedir ve bu gücü daha nasıl parlatabiliriz?
Mardin, her ne kadar turizm ile anılan kentlerden biri olsa da şehrimizin itici lokomotif sektörleri tarım, tarıma dayalı sanayi ve lojistik alanlarıdır. Mezopotamya ovasında sınırlarımız içerisinde yaklaşık 3.3 milyon dönüm arazide yetişen yüksek kaliteli buğdaylar kentimizdeki un ve makarna fabrikalarında işlenmekte yüksek katma değerli ürünlere dönüşmektedir. Kentimiz un üretiminde Türkiye’de lider makarna ve irmik üretiminde de üst sıralardadır. Bununla birlikte, Mardin 1. Organize Sanayi Bölgesi’nin ardından kurulan Mardin 2. Organize Sanayi Bölgesi ile Midyat Organize Sanayi Bölgesi sayesinde sanayi üretimi de kentimizde hızla gelişmektedir. Bugün itibarıyla Mardin’de faal olarak üretim yapan fabrikalarımızın sayısı 227’ye ulaşmıştır. Her yıl açılan yeni fabrikalar, özellikle tarımsal üretimden elde edilen ham gıda ürünlerini yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek dünya pazarlarına taşımaktadır. Un, irmik, makarna ve tekstil sektörleri lokomotif sanayi alanlarımız arasında yer almakla birlikte; kimya, otomotiv endüstrisi, mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörleri de hızlı bir gelişim ivmesi yakalamıştır.

STRATEJİK KONUM
Mardin, Mezopotamya’nın kalbinde ve sınır hattında kritik bir noktada. Bu coğrafi konumun ticaret erbapları için sunduğu en büyük avantajlar ve karşılaştığı zorluklar nelerdir?
Coğrafi avantajımız, kentimizin sanayi ve lojistik sektörlerine önemli fırsatlar sunmaktadır. 46 bin araçtan oluşan filomuzla Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en güçlü taşıma altyapılarından birine sahibiz. Lojistik sektörümüz, özellikle Orta Doğu pazarlarına erişimde sanayicilerimize önemli fırsatlar sunmakta ve kentin kalkınma hızına pozitif katkı sağlamaktadır. Ancak sınır komşularımız olan Suriye ve Irak’ta yaşanan siyasi ve askeri sorunlar, bu konum avantajının sektörlerimiz tarafından tam anlamıyla değerlendirilmesini engellemektedir. Suriye’de uzun yıllar devam eden iç savaş nedeniyle Nusaybin Gümrük Kapısı’nın ticari geçişlere kapalı olması, ayrıca sınır hattından geçen demiryolu yük seferlerinin güvenlik gerekçesiyle kesilmesi, sanayicilerimizi daha maliyetli olan karayolu taşımacılığına bağımlı hâle getirmiştir. Lojistik maliyetleri artan üyelerimiz rekabet yarışında dezavantajlı konumdadır.

NUSAYBİN SINIR KAPISI UMUDU TİCARETİ CANLANDIRACAK
Buna rağmen, yüzyıllık kültürel ve akrabalık bağlarını kullanan üyelerimiz normalleşme süreciyle birlikte Suriye’ye olan ticaret faaliyetlerinde belirgin bir artış yaratmışlardır. Nitekim 2025 yılında Mardin’den Suriye’ye yapılan ihracat, 2024 yılına kıyasla yüzde 171,1 artarak 77,5 milyon dolara ulaşmıştır. Bu doğrultuda, Suriye ile olan sınır ticaretimizin eski günlerine dönmesi amacıyla Nusaybin Sınır Kapısı’nın yeniden açılması için girişimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Sınır kapısının açılması hâlinde kısa vadede Suriye ile olan ticaretimizi beş katına çıkarmayı, ayrıca Bağdat bölgesine olan ulaşımı 300 kilometre daha azaltılması sağlanacaktır. Kentimizin stratejik konumunu güçlendiren diğer bir olgu ise günümüzde Türkiye ile Irak arasında kurulan Kalkınma Yolu güzergâhıdır. Basra Körfezi’nden başlayan ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nden geçen bu yeni uluslararası ticaret güzergâhı Mardin’in stratejik konumunu daha yüksek seviyelere çekecektir. Bu güzergâh neticesinde planlanan ve proje hazırlıkları tamamlanan Mardin – Habur Otoyolu, Hızlı Tren Hattı, double yol projeleri ve çevre yolu projelerinde inşaatların başlaması için girişimlerimizi sürdürmekteyiz

YATIRIMCILAR İÇİN MARDİN
Bir yatırımcı kapınızı çalıp "Neden Mardin’e yatırım yapmalıyım?" diye sorsa, ona sunacağınız ilk üç neden ne olurdu?
* Yatırımcılar açısından en önemli 3 avantajımız sınır hattında sahip olduğumuz stratejik destinasyon, yüksek yatırım avantajlarının sunulduğu 6. Bölgede yer almamız ve sanayi yatırımları için genç ve dinamik nufusumuzdur.
* Yatırım teşviklerinde TRC3 Bölgesi’nde yer alan kentimiz 6 Bölge destekleriyle girişimcilerimize önemli avantajlar sağlamaktadır. Kentimiz özellikle vergi avantajları, istihdam teşvikleri, sanayi arazisi imkânları ve teknoloji yatırımlarına yönelik özel destek programlarıyla yatırımcılar için son derece elverişli bir ortam sunmaktadır.
* Stratejik lokasyonumuz sayesinde Mardin, yalnızca bir sınır kenti olmanın ötesinde; Irak, Suriye ve Arap Yarımadası’na açılan bir ticaret kapısı konumundadır. Bu özelliğiyle yatırımcılara hem bölgesel hem de uluslararası pazarlara hızlı erişim imkânı sağlamaktadır.
SEKTÖREL GELİŞİM VE PROJELER
Turizm ve Ticaret İlişkisi: Turizmdeki hareketliliğin yerel esnafa ve sanayiciye tam anlamıyla yansıdığını düşünüyor musunuz? Turizm gelirlerini daha kalıcı yatırımlara dönüştürmek için ne gibi projeleriniz var?
Turizmde son yıllarda yaşanan hareketlilik Mardin ekonomisine önemli bir canlılık kazandırmıştır. Ancak bu hareketliliğin yerel esnafa ve sanayiciye tam anlamıyla ve kalıcı şekilde yansıdığını söylemek henüz mümkün değildir. Turizm gelirlerimiz ne yazık ki büyük ölçüde kısa vadeli harcamalarla sınırlı kalmakta, üretime ve sanayiye yeterince entegre edilememektedir. Bu noktada öncelikli hedefimiz, turizm çeşitliliğini artırarak gelirleri 12 aya yaymak ve turizmi üretimle entegre eden bir yapıya kavuşturmaktır. Kültür ve inanç turizminin yanı sıra; termal turizm, sağlık turizmi, kırsal ve doğa turizmi gibi alanların geliştirilmesine yönelik projeler üzerinde çalışıyoruz. Turizm gelirlerinin kalıcı yatırımlara dönüşmesi için yerel ürünlerin markalaştırılması, coğrafi işaretli ürün sayısının artırılması ve turizmle bağlantılı gıda, hediyelik eşya ve el sanatları üretiminin daha profesyonel sanayi ölçeğinde yapılmasına yönelik projeler yürütüyoruz. Böylece misafirlerimizin harcamalarının kentte kalmasını ve yerel esnaf ile sanayiciye daha güçlü yansımasını hedefliyoruz. Uzun vadeli vizyonumuz; turizmi Mardin’in vitrini, sanayiyi ise bu vitrinin arkasındaki sürdürülebilir ve kalıcı güç hâline getirmektir.
SANAYİLEŞME ADIMLARI
Mardin'de sanayinin sadece "tarıma dayalı" kalmaması için teknoloji veya farklı sektörler özelinde yürüttüğünüz bir çalışma var mı?
Mardin’de sanayinin yalnızca tarıma dayalı bir yapıda kalmaması, öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Tarımsal sanayi bizim için güçlü bir temel olmakla birlikte, teknoloji odaklı ve katma değeri yüksek sektörlerle sanayi yapısını çeşitlendirmeyi stratejik bir zorunluluk olarak görüyoruz. Bu noktada İştirakimiz olan Mardin 2. OSB önemli bir misyon üstlenmektedir. Bu bölgemizde gıda sektörünün yanı sıra tekstil, kimya, makine imalatı, otomotiv yan sanayi, ambalaj, yapı malzemeleri, gübre ve yenilenebilir enerji teknolojileri gibi alanlardaki yatırımlar yükseliş ivmesi göstermektedir.
İHRACAT HEDEFLERİ
Mardin ihracat rakamlarında bölgenin parlayan yıldızı. Bu başarıyı hangi yeni pazarlara (Orta Doğu dışında) taşımayı hedefliyorsunuz?
Mardinli ihracatçılarımız 2025 yılında kentimizden toplam 908,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirme başarısı göstermiştir. Geçtiğimiz yıl Mardin’den 113 ülkeye ürün gönderilmiş, toplam ihracatımızın %69,76’sına karşılık gelen 633,7 milyon dolarlık bölümü Irak pazarında gerçekleşmiştir. Kentimiz uzun yıllardır Irak pazarına yüksek oranda bağımlı bir ihracat yapısına sahiptir. Ancak Irak’ta yaşanan idari, siyasi ve askeri sorunlar ile bu ülkede gelişen yerli üretim ve sanayi yatırımları, özellikle gıda sektöründe ihracatımızı olumsuz etkilemekte ve pazar payımızı her geçen yıl daraltmaktadır. Bu nedenle ihracat yapımızı çeşitlendirmek amacıyla ihracatçılarımızı Avrupa, Afrika, ABD ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarına yönlendirmeye yönelik projeler yürütüyoruz.
GIDA VE İNŞAAT SEKTÖRLERİNDE UR-GE HAMLESİ
Bu kapsamda gıda sektörüne yönelik bir UR-GE projesini hayata geçirmiş bulunurken, inşaat sektörüne yönelik ikinci UR-GE projemizin hazırlıkları da hızla devam etmektedir. Özellikle yeni giriş yaptığımız Afrika pazarında ihracatımız hızlı bir gelişim göstermekte, ihracatçılarımız geçtiğimiz yıl ilk kez giriş yaptığı pazar sayısını 20 ülkeye çıkarmıştır. Yeni dönemde temel hedefimiz, Mardin ihracatını tek pazara bağımlı olmaktan çıkararak daha dengeli, sürdürülebilir ve küresel ölçekte rekabetçi bir yapıya kavuşturmaktır.

ODA FAALİYETLERİ VE GELECEK
Şehirdeki genç nüfus ve kadın girişimciler için Mardin TSO çatısı altında ne gibi destekler veya eğitim programları planlıyorsunuz? Onlara nasıl bir kapı açıyorsunuz?
Gençlerimiz ve kadın girişimcilerimiz, Mardin’in sürdürülebilir kalkınma vizyonunun merkezinde yer almaktadır. Oda olarak temel yaklaşımımız, bu iki güçlü potansiyeli yalnızca desteklemek değil; üretime, ihracata ve istihdama doğrudan entegre etmektir. Bu kapsamda TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanlığı’da odamız bünyesinde faaliyetlerini sürdürmektedir.
İŞ ARAYAN DEĞİL, İŞ KURAN AKTÖRLER...
Bu kapsamda genç girişimciler için girişimcilik, e-ticaret, dijital pazarlama, ihracat mevzuatı, dış ticaret ve finansal okuryazarlık alanlarında düzenli eğitim ve mentorluk programları planlıyor ve uyguluyoruz. Üniversite–sanayi iş birlikleriyle gençlerimizin teknik becerilerini artıracak staj, uygulamalı eğitim ve proje bazlı çalışma modellerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Kadın girişimcilerimiz için ise kooperatifleşme, markalaşma, ürün geliştirme, coğrafi işaretli ürünler, e-ihracat ve mikro ölçekli sanayiye geçiş başlıklarında özel eğitim ve destek programları yürütüyoruz. En önemli hedefimiz; Mardin’de gençlerin ve kadınların sadece iş arayan değil, iş kuran, üreten ve dünyaya açılan aktörler hâline gelmesini sağlamaktır.
SORUNLAR VE ÇÖZÜMLER
Üyelerinizin size gelip en çok yakındığı konu nedir? Bu sorunların çözümü noktasında Ankara (TOBB veya Bakanlıklar) ile nasıl bir köprü kuruyorsunuz?
Üyelerimizden en sık aldığımız sorun ve taleplerin başında finansal kaynaklara erişimde yaşanan sorunlar gelmektedir. Özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerimiz; krediye ulaşım, yüksek faiz oranları ve teminat şartları nedeniyle yatırım ve üretim süreçlerinde zorlanmaktadır. Bunun yanı sıra kent genelinde temel altyapı yatırımlarındaki yetersizlikler, plansız yapılaşma, GAP Projesi kapsamındaki sulama kanallarının tamamlanamaması ve kuraklığın tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkileri ve tarımsal üretimde enerji kullanımında yaşanan sorunlar iş dünyamızı doğrudan etkilemektedir.
GÖREV DÖNEMİ VE SOMUT PROJELER
Sayın Başkan, göreve geldiğiniz günden bugüne kadar, "İyi ki hayata geçirdik" dediğiniz, Mardin ticaretinin önünü açan en kritik projeniz hangisi oldu? Bu projenin üyelerinize dönüşü nasıl oldu?
Göreve gelirken üyelerimize toplam 27 projeyi hayata geçirme sözü verdik ve bu projelerin büyük bir bölümünde bugün itibarıyla ciddi mesafeler kat etmiş durumdayız. Ancak hem bizim hem de Mardin iş dünyası açısından en kritik ve stratejik projelerin başında yeni Organize Sanayi Bölgelerimizdeki yatırımlar gelmektedir. İştiraklerimizden birisi olan Mardin 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde fabrikalar hızla yükselmekte olup, şu anda 18 fabrikada aktif üretim başlamış ve yaklaşık 1.400 kişiye istihdam sağlanmıştır. Burada 31 fabrikada inşaat seviyesi %70 ile %95 arasında değişiyor. 17 parselde ise kazı ve temel çalışmaları devam ediyor. OSB’mize olan yüksek talep nedeniyle yeni yatırımlara arazi açılması için 374.5 hektarlık ikinci etap genişleme alanı çalışmalarını hızlandırdık. Şuanda OSB’mizden 306 yatırımcı arazi bekliyor. Diğer bir iştirakimiz olan Midyat Organize Sanayi Bölgesi’nde ise altyapı ve parselasyon çalışmaları tamamlanmış, süreç inşaat aşamasına gelmiştir. Kısa süre içerisinde yatırımcılara arsa tahsislerinin yapılmasını hedefliyoruz.
İSTİHDAM VE YATIRIM ODAKLI KALKINMA MODELİ
Avrupa ülkelerinde yaşayan Ezidi ve Süryani kökenli Mardinli yurttaşlarımızın kente geri dönüşü, yatırımların artırılması ve kırsal kalkınmanın hızlandırılması amacıyla kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz. Bu proje kapsamında Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımıza yönelik çağrılarımız karşılık bulmuş, birçok ülkede vatandaş komiteleri oluşturulmuştur. Geri dönüş sürecinin sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde ilerlemesi için Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı düzeyinde girişimlerimiz kararlılıkla devam etmektedir. Hedefimiz, bu süreci yalnızca bir dönüş hareketi olarak değil; üretim, istihdam ve yatırım odaklı kalıcı bir kalkınma modeline dönüştürmektir.
DİJİTALLEŞME VE MODERNİZASYON
Sizin döneminizde Mardin Ticaret ve Sanayi Odası’nın hizmet kalitesinde ve üyelerle olan iletişiminde ne gibi dijital dönüşümler yaşandı? Odayı daha "ulaşılabilir" kılmak adına neler yaptınız?
Göreve geldiğimiz günden bu yana Mardin Ticaret ve Sanayi Odası’nı daha ulaşılabilir, şeffaf ve çağın gereklerine uygun bir yapıya kavuşturmak için önemli dijital dönüşüm adımları attık. Bu kapsamda, odamız tarihinde ilk kez kurumsal bir web sitesi kurduk ve üyelerimizin hizmetlere, duyurulara ve bilgilere tek noktadan erişebilmesini sağladık. Bununla birlikte mobil uygulamamızı yayına alarak odamızı üyelerimizin cebine taşıdık. Bugün üyelerimiz; belge işlemleri, duyurular, eğitim ve toplantı takvimleri ile teşvik ve destek bilgilendirmelerine dijital kanallar üzerinden hızlı ve kolay şekilde ulaşabilmektedir. Sosyal medya ve dijital iletişim araçlarıyla kurduğumuz anlık ve çift yönlü iletişim modeli sayesinde, odamız üyeleriyle daha yakın, daha etkin ve daha şeffaf bir ilişki kurmaktadır. Online hizmet altyapımıza yapay zekanın entegrasyonu için teknik hazırlıklarımız devam etmektedir.
MİDYAT TEMSİLCİLİĞİ KURULDU
Midyat ve Dargeçit’teki üyelerimize yönelik hizmet kalitemizin artırılması için Midyat temsilciliğimizi kurduk. Ayrıca temsilciliğimiz içerisinde ticaret sicili müdürlüğünü aktif ettik. Üyelerimiz artık işlemleri için 100 kilometrelik yolu gelmek zorunda kalmıyor. Üyelerimize zaman ve yakıt tasarrufu sağlarken, ulaşımdan kaynaklı karbon salınımını da engellemiş olduk.
LOBİ FAALİYETLERİ
Başkanlığınız süresince Mardin’in ekonomik çıkarlarını korumak adına Ankara'da yürüttüğünüz en önemli "lobi" çalışması neydi? Hangi tıkanmış damarları açtınız?
Mardin’in ekonomik çıkarlarını korumak ve kentin önündeki yapısal engelleri aşmak adına 2025 yılında Ankara’da 77 farklı konuda lobi çalışması yürüttük. Bunlar arasında en somut ve stratejik sonuç aldığımız başlıklardan biri, Mardin’in demiryolu seferleriyle yeniden buluşması olmuştur. Uzun yıllar atıl kalan demiryolu hattının yeniden işler hâle gelmesi için ilgili bakanlıklar ve kurumlar nezdinde yoğun ve ısrarlı temaslarda bulunduk. Bugün gelinen noktada, demiryolu hattındaki bakım ve onarım çalışmaları büyük ölçüde tamamlanmış durumdadır ve 2025 yılının ilk çeyreğinde Mardin’de yeniden tren düdüğünü duymayı bekliyoruz. Hattın devreye girmesiyle birlikte hem yük hem de yolcu taşımacılığında kentimizin lojistik kapasitesi önemli ölçüde artacak; sanayicilerimiz için daha düşük maliyetli, güvenli ve sürdürülebilir bir ulaşım alternatifi hayata geçirilmiş olacaktır. Bu adım, Mardin ekonomisinde uzun süredir tıkanmış önemli bir damarın yeniden açılması anlamına gelmektedir.
DÜNYAYA REHBERLİK EDEN GELECEK DÖNEM PLANLAR
Önümüzdeki süreçte Mardinli iş insanlarını heyecanlandıracak, "Mardin’in çehresini değiştirecek" dediğiniz yeni bir mega projeniz var mı? Bizimle ilk kez paylaşabileceğiniz bir ipucu alabilir miyiz?
Kentimiz ne yazık ki hâlâ temel altyapı sorunlarıyla mücadele etmektedir. Bu nedenle öncelikli hedefimiz; şehir merkezimiz ve ilçelerimizde lojistik, kültürel, spor ve imar alanlarındaki altyapı eksikliklerinin giderilmesidir. Bu başlıklar tamamlanmadan, sağlıklı ve sürdürülebilir bir kalkınmadan söz etmek mümkün değildir.
Bu doğrultuda odamız hizmet binasındaki altyapı sorunlarını çözerek bünyemizde; yatırım danışmanlığı, akademi, dış ticaret istihbaratı ile kültür ve sanat alanlarında hizmet verecek yeni merkezler kurmayı hedefliyoruz. Ayrıca destek kurumları da odamızda kümelenmesini sağlamak istiyoruz. Oluşturacağımız bu yapılarla iş dünyamıza rehberlik eden, bilgi üreten ve kentin gelişimine yön veren bir kurumsal altyapı oluşturacağız. Amacımız, Mardin’i ekonomik ve sosyal anlamda çağın gereklerine uygun bir seviyeye taşımaktır.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YEŞİL EKONOMİ
Dünya artık yeşil enerji ve karbon kotasını konuşuyor. Gelecek dönem projeleriniz arasında Mardinli sanayicinin bu yenidünyaya uyum sağlamasını kolaylaştıracak (Güneş enerjisi yatırımları vb.) çalışmalar var mı?
Yenilenebilir enerji alanında kentimiz için stratejik öneme sahip Ilısu Baraj Göleti Yüzer GES projemiz bulunmaktadır. Mardin’in yüksek güneşlenme süresini avantaja dönüştürmek amacıyla planlanan projemizde şuanda yatırımcıları bekliyoruz. 50 megavat kapasiteli bir yüzer güneş enerji santrali için fizibilite çalışmalarını tamamlamış bulunuyoruz. Projemiz, etaplar hâlinde geliştirilerek uzun vadede 2 gigavat seviyesine kadar kapasite artışına imkân sağlayacak şekilde kurgulanmıştır. Yüzer GES modeli sayesinde hem arazi kullanım ihtiyacı azaltılacak hem de baraj yüzeyinde buharlaşma kayıplarının önüne geçilerek çevresel sürdürülebilirlik sağlanacaktır. Bu yatırım, Mardin’in sanayi ve üretim altyapısını temiz enerjiyle destekleyen, aynı zamanda enerji maliyetlerini düşürerek rekabet gücünü artıracak önemli bir kalkınma adımıdır.
ULUSLARARASI ORTAKLIKLAR
Gelecek vizyonunuzda Mardin’i sadece bölgenin değil, Ortadoğu ve Avrupa arasında nasıl bir ticaret köprüsü haline getirmeyi planlıyorsunuz? Yabancı heyetlerle yürüttüğünüz yeni iş birliği projeleri nelerdir?
Gelecek vizyonumuzda Mardin’i yalnızca bölgesel bir merkez değil, Ortadoğu ile Avrupa arasında güçlü bir ticaret köprüsü hâline getirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda uluslararası iş birliklerine özel önem veriyoruz. 2023 yılında Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası ile önemli bir iş birliği protokolü imzaladık ve bu kapsamda istişare toplantıları, eğitim programları ve çeşitli ortak etkinlikler düzenledik. Üyelerimize; Almanya’da şirket kuruluş süreçleri, ihracat ve ithalat prosedürleri gibi konularda kapsamlı eğitimler sunduk. Almanya, Mardin ticaret hayatı açısından stratejik bir konuma sahiptir; zira Almanya’da yaşayan 700 bine yakın Mardinli nüfus, kentimiz için güçlü bir ekonomik ve ticari potansiyel anlamına gelmektedir. Bu insan kaynağını ticari iş birliklerine dönüştürmek amacıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Nitekim Almanya’dan Mardin’e yatırım yapmak isteyen çok sayıda hemşerimiz bulunmakta ve bu sürecin sağlıklı ilerlemesi için oda olarak rehberlik ve koordinasyon görevimizi aktif şekilde yürütüyoruz.
200’ÜN ÜZERİNDE RESMİ VE TİCARİ TEMASLAR
Uluslararası alanda daha profesyonel ve sürdürülebilir projeler geliştirebilmek adına odamızda yeniden yapılanmaya gittik ve oda tarihimizde ilk kez 2024 yılında Dış İlişkiler Birimini kurduk. Kurulan birimimiz, son iki yıl içerisinde 7 yurt dışı ziyareti gerçekleştirerek 200’ün üzerinde resmi ve ticari temas kurdu. Ayrıca yurt dışı fuarlara katılım noktasında daha özel projeler yürütüyoruz. Birimimiz, yalnızca yeni iş birlikleri geliştirmekle kalmayıp, aynı zamanda yurt dışında yaşayan ve Mardin’e yatırımcı olarak geri dönmek isteyen vatandaşlarımıza da rehberlik hizmeti sunmaktadır. Öte yandan, 2011 yılına kadar kentimizin lokomotif dış pazarlarından biri olan Suriye’ye yönelik temaslarımızı da yeniden canlandırmak için çalışmalarımız sürmektedir. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığımız ve TOBB koordinasyonunda Halep ve Şam’daki ticaret ve sanayi odalarıyla yakın temas hâlindeyiz. Suriye ile olan ticaretimizin eski günlerine dönebilmesi için bu alandaki iletişimimizi güçlendiriyoruz.
MARDİN TİCARETİNE ATILAN EN BÜYÜK İMZA: MARLOM
Görev süreniz bittiğinde arkanıza baktığınızda Mardin ticaretinde "Benim en büyük imzam bu oldu" demek istediğiniz o özel proje nedir?
Görev sürem tamamlandığında benim için en önemli başarı, Mardin Ticaret ve Sanayi Odası’nı Türkiye genelindeki 152 oda arasında en iyi kurumlar arasına taşımak olacaktır. Bu hedef doğrultusunda odamızın kurumsal kapasitesini ve etkinliğini her geçen gün daha da güçlendirmeye devam ediyoruz. Kurumsal gelişimin yanı sıra, Mardin ticaretine kalıcı bir değer kazandıracak en önemli projenin ise hiç kuşkusuz Mardin Lojistik Merkezi (MARLOM) olduğunu ifade edebilirim.
Türkiye genelinde planlanan lojistik merkezler arasında yer almasına rağmen uzun yıllar yatırım bekleyen MARLOM’un Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na alınmasıyla birlikte süreç hız kazanmıştır. Odamızın koordinasyonunda, Dicle Kalkınma Ajansı ve Mardin Artuklu Üniversitesi’nin katkılarıyla yürütülen fizibilite çalışmasını kısa süre içerisinde tamamlayarak altyapı yatırımlarına başlamayı hedefliyoruz. Merkez faaliyete geçtiğinde gümrüklü ve gümrüksüz antrepolar, yük elleçleme sahaları ve soğuk hava depolarıyla Mardin’i Güneydoğu Anadolu’nun en önemli lojistik üslerinden biri hâline getirecektir. Karayolunun yanı sıra hava, deniz ve demiryolu bağlantılarıyla desteklenecek bu yapı sayesinde bölgemizde intermodal lojistik faaliyetleri başlayacak, Mardinli iş insanları transit ticarette çok daha güçlü ve rekabetçi bir konuma ulaşacaktır.









