Küçükçekmece Göl Kıyısında Geleneksel Bir Lezzet Keşfi: Samsaland

Şirinevler’de mütevazı bir dükkânda başlayıp Küçükçekmece Gölü kıyısındaki 350 kişilik büyük bir mekâna uzanan SamsaLand, Orta Asya ve Türkmen mutfağının asırlık lezzetlerini İstanbul’da yaşatıyor. Geleneksel pişirme tekniklerinin odağa alındığı restoran, hem memleket hasreti çeken Orta Asyalıları hem de yeni tatlar arayan İstanbulluları aynı sofrada buluşturuyor.

28 Temmuz 2026 Salı 21:31 - Güncelleme: 28 Temmuz 2026 Salı 21:31
Kaynak: HABER MERKEZİ

Basın Platformu ekibi olarak mutfağına konuk olduğumuz mekânın kurucusu Abdullah Cumali ile Şirinevler’den başlayan başarı hikâyesini ve menünün öne çıkan lezzetlerini konuştuk.
MİSAFİR PROFİLİNİN YÜZDE 60’I TÜRK
Yola ilk çıktıklarında temel hedeflerinin İstanbul’da yaşayan Türkmenistan ve Orta Asya kökenli ailelere memleket lezzetlerini sunmak olduğunu belirten Abdullah Cumali, zamanla tablonun değiştiğini anlatıyor. Farklı mutfak kültürlerini keşfetmek isteyen Türk misafirlerin ilgisiyle mekânın vizyonunu genişlettiklerini vurgulayan Cumali, bugün restorana gelenlerin yaklaşık yüzde 60’ını Türk lezzet severlerin oluşturduğunu ifade ediyor.
 

KARMAŞADAN UZAK, YALIN BİR MENÜ
Türkmen mutfağının yüzlerce çeşit hamur işi ve yemekten oluşan oldukça zengin bir menüye sahip olduğunu belirten Cumali, SamsaLand’de bilinçli bir sadeleşmeye gittiklerini söylüyor:
"İnsanların ilk kez deneyimleyeceği bir mutfağı karmaşık hale getirmek istemedik. Herkesin rahatlıkla tüketebileceği, bizim damak tadımıza da yakın dokuz ana üründen oluşan dengeli bir menü hazırladık."
TANDIR İZİ TAŞAYAN İMZA LEZZET: SAMSA
Mekâna adını veren ve satışların yaklaşık yüzde 40’ını oluşturan samsa, restoranın tartışmasız imza tabağı. İnce açılan hamurun iri et parçalarıyla doldurulup özel tandırın iç duvarlarına yapıştırılarak pişirilmesiyle hazırlanıyor. Yüksek ısıda dışı çıtırlaşırken içindeki et suyunu koruyor ve ilk lokmada tandırın o hafif isli aroması hissediliyor.
Menüdeki diğer öne çıkan lezzetler ise şöyle şekilleniyor:

FİTÇİ
Taş fırında nar gibi kızarana kadar pişirilen kıymalı ve soğanlı bu hamur işi, Türkmen kültüründe tek kişilik bir yemekten ziyade sofradaki paylaşımın simgesi.
ÜÇ FARKLI MANTI
Aynı hamur ve iç harcın farklı pişirme teknikleriyle nasıl dönüştüğünü gösteren üç seçenek var: Doyurucu yapısıyla buğulama (buharda), Anadolu mutfağına göz kırpan haşlama ve dışı çıtır kızartma mantı.

KAZANLARDA DEMLENEN TÜRKMEN PİLAVI
Et, pirinç, havuç ve soğan büyük kazanlarda uzun süre pişirilirken sarımsak ve biberle lezzetlendiriliyor. Ortaya çıkan pilav, tane tane yapısı ve dengeli aromasıyla ağır olmayan, rahat tüketilebilen bir lezzet sunuyor.
Cumali, pilavın kökeninin Özbekistan'a dayandığını ancak kendi tariflerini Türk damak tadına göre yorumladıklarını belirterek,
"Bazı bölgelerde at eti, kuru üzüm ya da bıldırcın yumurtası kullanılıyor. Biz herkesin sevebileceği daha sade bir tarif oluşturduk." dedi.

KÖZ ATEŞİNDE PİŞEN ETLER
Menünün önemli bölümünü oluşturan Kuzu şaşlık ve ciğer şaşlık köz ateşinde hazırlanırken, lüle kebabı kıyma ve baharatların şiş üzerinde pişirilmesiyle servis ediliyor. Özellikle köz ateşinde pişen etler Türkmen pilavıyla birlikte servis edildiğinde Orta Asya sofralarının doyurucu yapısını tamamlıyor.

FİNALİN YILDIZI MEDOVİK TATLI
Yemeğin finali ise 19. yüzyılda Rusya’da ortaya çıkan ve adı “bal” kelimesinden gelen Doğu Avrupa mutfağında da oldukça popüler olan ve mutfağının en sevilen tatlılarından biri olan Medovik ile yapıldı. İncecik kat kat hazırlanan kek tabanlarının özel süt kremasıyla buluştuğu bu geleneksel bal pastası, hafif dokusu ve dengeli tatlılığıyla öne çıkıyor. İçeriğindeki doğal balın verdiği kendine has aroma, her lokmada belirgin şekilde hissedilirken, uzun süre dinlendirilerek hazırlanan katmanlar pastaya yumuşacık bir kıvam kazandırıyor. Ağır tatlılardan hoşlanmayanlar için de ideal bir seçenek sunan Medovik, SamsaLand'da Orta Asya lezzet yolculuğunu zarif ve unutulmaz bir finalle tamamlıyor.
GELENEKSEL PİŞİRME KÜLTÜRÜ YAŞATILIYOR
Restoranın en dikkat çeken yönlerinden biri de açık alandaki tandır ve büyük kazanlar. Misafirler yemeklerin hazırlanışını izleyebiliyor; tandıra yapıştırılan hamurlar, ağır ağır pişen pilavlar ve közde hazırlanan etler adeta mutfağın bir parçası haline geliyor. Bu yönüyle SamsaLand yalnızca yemek yenilen bir restoran değil, geleneksel pişirme kültürünün canlı olarak deneyimlendiği bir gastronomi durağına dönüşüyor.
GÖL MANZARASINDA KAHVALTI KEYFİ
Restoran sadece Orta Asya yemekleriyle değil, zengin Türk kahvaltısıyla da misafirlerini ağırlıyor.
Sabah saatlerinde başlayan kahvaltı servisi özellikle hafta sonları göl manzarası eşliğinde uzun kahvaltı yapmak isteyen ailelerden yoğun ilgi görüyor.
Cumali, "Farklı bir kahvaltı konsepti oluşturmak yerine güçlü Türk kahvaltısı geleneğini yaşatmayı tercih ettik. İnsanlar burada sadece yemek yemiyor, sevdikleriyle kaliteli zaman geçiriyor." diye konuştu.

HEDEF TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINA ULAŞMAK
Sekiz yılda küçük bir işletmeden önemli bir gastronomi markasına dönüşen SamsaLand, büyümesini sürdürmeyi planlıyor.
Abdullah Cumali, hedeflerinin yalnızca yeni şubeler açmak olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Öncelikle İstanbul'da, ardından Türkiye'nin farklı şehirlerinde Orta Asya mutfağını daha fazla insana tanıtmak istiyoruz. Gelecekte ise bu kültürü farklı ülkelerde de temsil etmeyi hedefliyoruz."
 

Bir devir kapanıyor: Arka Sokaklar sona eriyor

Bir devir kapanıyor: Arka Sokaklar sona eriyor

David Beckham'ın keli göründü

David Beckham'ın keli göründü

Sıla Türkoğlu ile Serkan Çayoğlu aynı dizide!

Sıla Türkoğlu ile Serkan Çayoğlu aynı dizide!

Her türkü bir yüreğin sesidir

Her türkü bir yüreğin sesidir

Ömür Usta'ya Rüya Coriç geliyor

Ömür Usta'ya Rüya Coriç geliyor

Demet Özdemir'in filmi dünya sahnesinde!

Demet Özdemir'in filmi dünya sahnesinde!