
Belediye Başkanı Hayrettin Demir’in "stratejik hamlesi" olarak lanse edilen nüfus artışı, ne yazık ki sokaklarda değil, sadece soğuk dijital verilerde gerçekleşmiş görünüyor.
Bir Gecede Gelen "Hayalet" nufus
Düşünün bir kere; bir sabah uyanıyorsunuz ve ilçeniz bir gecede 8.000 kişi büyümüş. Ne yeni bir fabrika kurulmuş, ne de büyük bir göç dalgası yaşanmış. Peki, kim bu insanlar? İddialar vahim: Komşu ilçelerin sakinleri ruhları bile duymadan Yeşilli sakini yapıverilmiş.
İller Bankası Payı mı, Kul Hakkı mı?
Bu hamlenin motivasyonu belli: İller Bankası’ndan (İLBANK) gelecek payı artırmak, belediyenin kasasını şişirmek. Ancak bu durumun adı kamu yönetiminde "strateji" değil, olsa olsa "kamu kaynağı manipülasyonu" olur.
Bir belediye, nüfusunu yapay yollarla yüksek göstererek hak etmediği bir payı kasasına koyuyorsa; bu para gerçekten nüfusu artan, hizmet bekleyen diğer ilçelerin hakkından çalınıyor demektir. Sayıştay denetçileri bu "yapay hareketliliği" incelediğinde, o şişkin bütçelerin faiziyle geri istenmesi işten bile değildir. TCK Madde 257 orada duruyor: Kamu kaynağının adaletsiz dağılımına yol açmak, "Görevi Kötüye Kullanma" suçunun tam merkezidir!
Kasayı Doldururken Sofrayı Boşaltmak
Meselenin en can yakıcı kısmı ise "sosyal devlet" ilkesinin ayaklar altına alınmasıdır. Belediye Başkanı bütçeyi büyütme derdine düşmüşken, Yeşilli’nin gerçek sahiplerinin, yoksulun ve engellinin ekmeğiyle oynanmıştır.
Adresleri rızaları dışında değiştirilen veya sistemde uyuşmazlık çıkan yüzlerce aile; yoksulluk maaşından, engelli aylığından ve çocuk desteğinden oldu. Belediye kağıt üzerinde zenginleşirken, Yeşilli’nin yoksulu sistemin dışına itildi. Bu bir "Hizmet Kusuru"dur! Vatandaşın kazanılmış hakkına darbe vuran bu idari kurnazlık, yarın mahkemelerde tazminat dosyası olarak yönetimin önüne gelecektir.

Şimdi Sorma Vaktidir
Sayın Hayrettin Demir
Bütçeyi büyütme planları yaparken, o küçücük yardım paralarıyla geçinen ailelerin mağdur olacağını hiç mi ön görmediniz?
Yeşilli’ye aktarılan o "ekstra" ödenekler, gerçekten halka hizmet mi olacak, yoksa idari bir gösterişin yakıtı mı?
Mardin Valiliği ve İçişleri Bakanlığı, bu sınır ve adres operasyonuna dair bir inceleme başlatacak mı?
Hukuken "kitabına uydurulmuş" her hamle, ahlaken ve vicdanen meşru değildir. Yeşilli Belediyesi artık kağıt üzerinde daha zengin olabilir; ancak binlerce yoksulun kesilen yardımı ve diğer ilçelerin gasp edilen hakkı üzerine inşa edilen bir zenginlik, hangi vicdana sığar?
Belediyecilik sadece bütçe yönetmek değil, o bütçenin içindeki "insanı" yaşatmaktır. Yeşilli’de ise görünen o ki, "rakamlar" yaşatılırken, "insanlar" unutulmuştur.
söylemek benden icraat devletin yetkili kurum ve kuruluşlarından olsun.
Sosyal medyada bu ikamet mağduru insanların feryadını duyup da kulak tıkayanlara, bu vahim hatayı düzeltme iradesi göstermeyenlere ve bilerek bu hukuksuzluğun arkasında duranlara söylenecek son sözü; sarsılmaz adalete ve maşerî vicdana bırakıyorum.
Söylemek benden, icraat devletin yetkili kurum ve kuruluşlarından olsun.
Vesselam.










