Ata yurdu diye bildiğimiz bu topraklara (Maveraünnehir )Sıla i Rahim maksadı ile ziyarete geldik gezdik gördük etkilendik.
Evet, Semerkant, Özbekistan'da bulunan çok önemli bir tarihî Türk-İslam şehridir. Orta Asya'nın en eski şehirlerinden biri olan ve "Asya'nın İncisi" olarak anılan Semerkant, Timur İmparatorluğu'na başkentlik yapmış, Türk-İslam medeniyetinin mimari, kültürel ve ilmi merkezlerinden biri olmuştur.
Semerkant birçok kültüre ev sahipliği yapmış özellikle Timur İmparatorluğu'nun etkisiyle şekillenmiştir.
İslam Kültür Başkenti: İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (ISESCO) tarafından 2025 İslam Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmiştir.
Türk-İslam Mimarisi: Uluğ Bey Medresesi gibi şaheserler, Şah-ı Zinde kompleksi ve Registan Meydanı, şehrin yoğun Türk-İslam mimari mirasını temsil eder.
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan şehir, Ayni zamanda Türk kültürü ve İslam sanatının harmanlandığı önemli bir turizm merkezidir.
Bu bölgenin iki önemli şehri Semerkant Ceyhun ve Seyhun nehirleri arasında kalan, tarihi önemi çok büyük, coğrafi yönden ise kıymeti tartışılmaz özellikler taşımaktadır.

Yerel halkıda dinlediğim bir efsane;
Tanrı yaratılan dünyanın topraklarını tüm milletlere paylaştırmıştı. Samimi ve dost canlısı bir Özbek, kalabalığın içindeki herkese yol verdi:
Nihayet sıra kendisine geldiğinde, Tanrı ona şöyle dedi: "Oğlum, çok geç kaldın. Ben toprakların dağıtımını çoktan bitirdim. Sen daha önce neredeydin?" Özbek, elini kalbine koydu Ey Yaratıcımız! Bana her zaman merhametli olmayı ve komşuları sevmeyi öğrettin. Ben de, Tanrı'nın kulu olarak, ilerlemek isteyen herkese yol verdim ve bu yüzden senin huzuruna en son çıkan ben oldum."
Tanrı'nın yüzü aydınlandı ve saf bir gülümseme yüzüne yayıldı. "Oğlum Özbek! Gerçekten cömert ve saf bir ruha sahip bir insan oldun. Şimdi de kendime bıraktığım ve adeta bir cennet olan bu toprakları sana vereceğim" dedi.
Böylece göklerin ve yerin Yaratıcısı, Özbekistan'a dağlardan akan iki büyük nehir arasında kalan toprakları verdi. Özbekistan işte böyle bir yer.
Geçmişi yâd etmek, Atalar yurdunu ziyaret etmek, büyük velilerden bir nefes istifade etmek yani “Sıla ı Rahim” yapmak çok önemlidir.
Bu duyguları yaşamak isteyen her gönül ehli Müslümanı bu Ata yurdu topraklar can ü gönülden beklemektedir. Maveraünnehir gerçek sahiplerinin vefasını bekliyor.
Bir zamanlar ilim ve medeniyet beşiği olan bu güzel topraklar, şimdi bizden bir “VEFA” bekleyerek, İslam kültürünü yudumlamak istiyor. İnanmış, eğitim de uzman güzel insanları bağrına basmak istiyor.
Haydi bir Vefa olsun diye gidelim Ata yurtlarına, SEMERKANT a










