Şener Üşümezsoy o bölgeyi işaret etti

Şener Üşümezsoy, Yedisu Fayı ve Kuzey Anadolu Fayı üzerinde yapılan bazı deprem senaryolarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak farklı bir bakış açısı ortaya koydu. Üşümezsoy, bölgede sıkça dile getirilen “yüksek riskli büyük deprem beklentisi” yorumlarının bilimsel verilerle her zaman örtüşmediğini savunarak, fay hatlarına dair bazı tahminlerin abartılı olabileceğini ifade etti.

2 Mayıs 2026 Cumartesi 19:14 - Güncelleme: 2 Mayıs 2026 Cumartesi 19:14
Kaynak: ŞOK GAZETESİ

Türkiye'nin önde gelen deprem uzmanlarından Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, son dönemde kamuoyunda sıkça tartışılan Yedisu Fayı ve beklenen deprem risklerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. YouTube kanalında yaptığı değerlendirmelerde Üşümezsoy, mevcut deprem senaryolarının büyük bölümünün geçerliliğini yitirmiş eski modellere dayandığını savunarak, deprem haritalarının ve risk analizlerinin acilen güncellenmesi gerektiğini vurguladı.

ESKİ MODELLERLE DEPREM TAHMİNİ YAPILAMAZ
Özellikle Kuzey Anadolu Fayı (KAF) üzerinde yapılan değerlendirmelere değinen Prof. Dr. Üşümezsoy, Bingöl, Erzincan ve Karlıova hattındaki risk analizlerinin masaya yatırılması gerektiğini belirtti. Üşümezsoy, "Mevcut deprem senaryoları, 1990'lı yılların başındaki verilerle oluşturulmuş modelleri temel alıyor. Oysa günümüzde fay segmentlerinin yapısı ve stres transfer mekanizmaları hakkında çok daha detaylı bilgiye sahibiz. Eski modellerle yapılan tahminler, halkı yanlış yönlendiriyor ve gereksiz panik yaratıyor." dedi.

"1784'TEN BERİ KIRILMADI" SÖYLEMİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Kamuoyunda sıkça dile getirilen "Yedisu Fayı 1784'ten beri kırılmadı, dolayısıyla büyük bir deprem kapıda" şeklindeki söylemlerin bilimsel açıdan yetersiz olduğunu belirten Üşümezsoy, deprem riskinin doğru değerlendirilebilmesi için güncel verilerin bütünsel bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini ifade etti. Sadece geçen sürenin değil, fay üzerindeki stres birikiminin, komşu faylardaki depremlerin etkisinin ve fayın sismik geçmişinin ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiğini vurguladı.

1939 ERZİNCAN DEPREMİNİN ETKİLERİ YENİDEN İNCELENMELİ
Deprem riskini etkileyen en önemli faktörlerden birinin, geçmiş depremlerin neden olduğu stres transferleri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 1939 Erzincan depremi sonrası oluşan stres yüklenmelerinin farklı fay segmentlerinde etkili olduğunu ve bu etkilerin bugün de devam ettiğini dile getirdi. Üşümezsoy, "1939 depremi büyük bir enerji açığa çıkardı, ancak aynı zamanda çevre faylara da stres yükledi. Bu stres transferi, Yedisu Fayı da dahil olmak üzere bölgedeki diğer fayların deprem üretme potansiyelini doğrudan etkiliyor." şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Üşümezsoy'un bu açıklamaları, Türkiye'nin deprem riskine ilişkin süregelen tartışmalara yeni bir boyut kazandırırken, deprem senaryolarının güncel bilimsel veriler ışığında revize edilmesi gerektiği konusundaki çağrıları da güçlendiriyor.

Ezgi Mola’dan yıllar sonra itiraf

Ezgi Mola’dan yıllar sonra itiraf

Canlı yayında minicik kırmızı etek giydi

Canlı yayında minicik kırmızı etek giydi

Şafak Sezer'e Pınar Altuğ benzetmesi

Şafak Sezer'e Pınar Altuğ benzetmesi

Edis’in yeni hali şoke etti!

Edis’in yeni hali şoke etti!

Mabel Matiz için hapis talebi

Mabel Matiz için hapis talebi

Ünlü şarkıcı anne oluyor

Ünlü şarkıcı anne oluyor