İzmir’de binlerce kişinin katıldığı toplu tövbe ritüeli sosyal medyayı ikiye bölerken, tartışmanın ekseni bu kez “kamudaki yapılaşma” iddialarına kaydı. Gazeteci İsmail Saymaz’ın değerlendirmeleri, Menzil’in bugün geldiği noktaya dair yeni bir pencere açtı.
Saymaz, İzmir’in siyasi ve toplumsal geçmişine dikkat çekerek şehirde muhafazakar damarın tarihsel olarak var olduğunu söyledi. İzmir’in uzun yıllar merkez sağ çizgide belediyeler tarafından yönetildiğini hatırlatan Saymaz, Fethullah Gülen hareketinin de İzmir’de büyüdüğünü, ilk özel okulunun burada kurulduğunu ifade etti.
“MENZİL ARTIK HOLDİNGLEŞTİ”
İsmail Saymaz, Menzil’in geçmişte daha dar bir alanda faaliyet yürütürken zamanla kurumsal bir yapıya dönüştüğünü savundu. Tarikatın sadece dini bir yapı olmaktan çıkıp yurt dışında dernekleri, televizyonu ve radyosu olan daha büyük bir organizasyona evrildiğini dile getirdi.
“FETÖ’DEN BOŞALAN ALANI MENZİL DOLDURDU”
Saymaz’ın en dikkat çeken değerlendirmesi ise kamudaki yapılaşma üzerine oldu. Menzil’in Sağlık Bakanlığı’ndan İçişleri Bakanlığı’na kadar farklı alanlarda etkisinin bulunduğunu iddia eden Saymaz, FETÖ sonrası dönemde tarikatın önünün açıldığını savundu.
Saymaz, “FETÖ’den boşalan sosyal alan Menzil ile dolduruldu” diyerek, iddialarının merkezine bu noktayı koydu.
“HER KABİNEDE MENZİLCİ İSİM OLUR”
Saymaz, iktidarın kabinelerinde Menzil’e yakın olduğu öne sürülen isimlerin yer aldığını savunarak, bu yapının kamudaki etkisinin sadece bürokrasiyle sınırlı kalmadığını söyledi. Tarikatın giderek daha görünür hale geldiğini ve kitleselleştiğini belirten Saymaz, sosyal medya yayınlarını yakından takip ettiğini de ifade etti.
“ÜÇ PARÇAYA BÖLÜNDÜ AMA TABAN AYNI YERDE”
Saymaz son olarak tarikat liderinin ölümünün ardından yapının üç kola ayrıldığını, ancak bu ayrılığa rağmen toplumsal tabanın belirli bir isim etrafında daha güçlü toplandığını dile getirdi. Ayrı yapılar gibi görünseler de aynı noktada durduklarını savundu.









