"Sevgili kardeşlerim, TV başında bizi dinleyen yurttaşlarım, mücadelesi dağlar kadar büyük, yürekleri denizler kadar berrak yol arkadaşlarım, CHP'nin vefakâr kahramanları, aziz vatanın asıl sahibi asil evlatları sizlere sesleniyorum. Baba ocağına hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün burada bu bina önünde sizlere bakarken sadece bir merkez görmüyorum. Ben kardeşlerime, yoldaşlarıma bakarken adalet yürüyüşünde attığımız her adımda toprağa düşen helal alın terini görüyorum. Hak, hukuk, adalet mücadelesinde vatanperver CHP'lileri görüyorum. Yoksulun yetimin hak mücadelesi için çarpan binlerce yürek görüyorum. Helalleşerek, kucaklaşarak ülkenin geleceği için buradasınız, beraber mücadele edeceğiz. Burası hepimizin, halkın yuvasıdır. '38. KURULTAY BİR MİLATTI' CHP'nin tarihsel namusunu, millet iradesinin onurunu korumak için bulunuyorum. Mesele sadece kurultay ya da genel başkan kimin olacağı meselesi değil. Mesele ahlakla mı parayla mı, millet iradesi ile mi aparatlar ile mi şekilleneceğiz meselesidir. Bugün çok açık konuşacağım. Öfke ile değil ama sert konuşacağım, gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi hedef göstermeden. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Bizim kitabımızda iftira, kin yok. Bizim kitabımızda mertçe hesaplaşma var. Bu hesaplaşma kişisel değil ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır ama bu arınma tasfiye değil yeniden doğulur. 38. Kurultay'da bir bayrak değişimi oldu. CHP'de demokrasi esas dedik ama maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattı. Delegenin iradesi şaibeli hale gelirse milletin siyasete güveni derin yara alır. 'PARTİYİ PAVYON MASALARINA MEZE ETTİLER' Atamızın emaneti olan partiyi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı, partimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kişisel ikbal hırsı ile hareket etti? Ben hesap soracağım hesap. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz o güvenli limanı inşa edecek, doğru düzgün limana gideceğiz. O sandıktan kim çıkarsa partinin meşru lideri ve başımızın tacı olacak. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Kul hakkı yemedim, yedirmedim. Boğazımdan haram lokma geçmedi. Bundan sonra da açıkça söylüyorum, yedirmeyeceğim. Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim. Benim hayatım ortada. Bir ömür boyunca dürüstlükten, ahlaktan zerre ayrılmadım. Tüm dünya dinlesin, FETÖ başta olmak üzere hiçbir örgüt ile, hiçbir yurtdışı odaklı yapı ile en ufak teması olmamış alnı dik, başı dik bir adam duruyor karşınızda. Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum, benim tek bağım bu aziz milletle. Tek odağım vatandır ve Türkiye'dir. Bize çamur atmaya çalışanların çamuru kendi ellerinde kaldı. HAİN SLOGANLARINA ATATÜRK'LÜ YANIT Değerli yol arkadaşlarım. Ben 78 yaşındayım. Koca bir ömür. Ve bugün 78 yaşında ama bir derdi olan, derdini anlatmaktan asla vazgeçmeyen, aziz Türk milletine tarih önündeki millet yürüyüşünü sizlerle yapan bir kişi olarak karşınızdayım. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, bu asırlık çınarı kuruluş kodlarına, o tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür. Birilerinin siparişleriyle, birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama hain diye bağıranları duydum. Onlara, o sloganları attırılan kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum. Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi, kıldan ince, kılıçtan keskindir. Tarih bilmeyenler dinlesin. Büyük önderimiz, ebedi genel başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milli kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun’a çıkarken boynunda idam fermanı, isminin üstünde de hain ilanı vardı. Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, sarayın karşısında el pençe divan duranların, bugün FETÖ artıklarıyla bir olup milletimizi kışkırtarak bizlere hain damgası vurma çabaları nafiledir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece ve sadece kendi acizliklerinin, kendi korkularının tecellisidir. KÜRSÜDE HELALLEŞTİ Şimdi müsaade edin. Ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşiniz, bu yaşlı adam, sizinle tam bu noktada tarih önünde açıkça helalleşsin. Benim bu millete, bu aziz millete, bu cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin, o nasırlı ellerinizle helal lokmalardan artırarak kendi kurdukları haram sofralarına meze yapanların hortumlarını zamanında kesmediğim için özrü diliyorum. Pavyon masalarında delegeleri pazarlık yapanların maskesini vaktinde indiremediğim için özür diliyorum. Halkın belediyesinde rüşvete talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını atamadığım için tarih önünde halk deryasından özür diliyorum. Temiz siyasetimi sırtımdan hançerlemek için kullananları göremedim, beni affedin. 'BABA OCAĞINDA RÜŞVET OLUR MU? Sizin o her fırsatta diline doladığınız baba ocağında rüşvet olur mu? Uşak Belediyesinde rüşvete, talana göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Size soruyorum değerli kardeşlerim. Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ'cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağında helal vardır, temizlik vardır, hak vardır. Çünkü baba ocağı vatandır. Biz bu baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla ve asla haram lokma olmaz. Her şey helaldir. Çünkü orası baba ocağıdır. Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclisi'nin çatısı altında rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu lekeyi Gazi Meclisimize ve Cumhuriyet Halk Partimize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Biz değil, siz karar vereceksiniz. 'YEDEK PARTİ' ÇIKIŞI Kapatma olursa yedek parti hazır diyenler şunu çok iyi bilsinler. Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi şiar edinenlerin, demokrasiyi savunanların partisidir. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili çift ajandalı değildir. Bu parti mandacılara karşı “Ya istiklal ya ölüm” diyenlerin partisidir. Adalet yolunda birlikte yürüyeceğimiz milyonlara selam olsun. Halkımız ile kurduğumuz o dostluk köprüleri bu ülkenin çimentosudur. Seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtüsü bacılarıma selam olsun. Emekçilerimize selam olsun. Bu iradenin sönmez ruhu Atatürk'tür. O kurucu iradeye canımız pahasına sahip çıkıyor o ebedi ruhu şerefle taşıyoruz. On milyonların iradesini kimsenin çiğnemesine izin vermeyeceğiz. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz, geleceği de inşa edeceğiz."









