Deniz Zeyrek öyle bir noktaya dikkat çekti ki!

Nefes gazetesi yazarı Deniz Zeyrek, yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ile birlikte çekilmiş fotoğrafının sosyal medyada tartışmaları yeniden alevlendirdiğini kaleme aldı.

Editör: Necmi Şahin | 16 Şubat 2026 Pazartesi 10:03 - Güncelleme: 16 Şubat 2026 Pazartesi 10:03
Kaynak: ŞOK GAZETESİ

Nefes yazarı Deniz Zeyrek, “Çiftçi-Ağar buluşması tesadüf mü mesaj mı?” başlıklı köşe yazısında İçişleri Bakanlığı görevine getirilen Mustafa Çiftçi’nin göreve başlamasının ardından eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ile yaptığı görüşmenin kamuoyunda yarattığı yankıyı ele aldı.
DENEYİM PAYLAŞIMI MI, MESAJ MI?
Normal koşullarda yeni bir İçişleri Bakanı’nın selefleriyle görüşmesinin “deneyim paylaşımı” olarak değerlendirilebileceğini belirten Zeyrek, aynı partiden geçmişte bakanlık yapmış Efkan Ala, Beşir Atalay ve Selami Altınok gibi isimler dururken Ağar’la verilen pozun farklı yorumlara neden olduğunu vurguladı.

Deniz Zeyrek'in köşe yazısı şöyle;

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya gitti yerine Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi geldi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek ile CHP’nin kavgası gündemimizi o kadar çok kapladı ki Çiftçi’yi konuşmaya fırsat dahi bulamadık.

Muhalefet, kendisinin muhafazakâr kimliğine, hafızlığına, İskilipli Atıf Hoca’ya sempatisine ve milli bayramlarla Atatürk’ü görmezden gelmesine odaklandı.

Biz gazeteciler de MHP’ye duyduğu sempatiden yola çıkarak işin güvenlik bürokrasisinde yapacağı atamalara yoğunlaştık.

Yetersiz veriden olsa gerek, kimse nasıl bir İçişleri Bakanı olacağına, muhtemel icraat üslubuna dair detaylı bir analiz yapamadı.

Herkes “Nasıl olsa Cumhurbaşkanının istediklerini yapacak” deme kolaycılığına kaçtı.

Kamuoyundaki algı böyleyken, yorumların önünü açacak malzeme bizzat Çiftçi’den geldi.

Sosyal medya paylaşımından anladık ki ilk ziyaretçilerinden biri eski İçişleri Bakanlarından Mehmet Ağar olmuş.

Bakan Çiftçi, Ağar’ın kendisi gibi Erzurum Valiliği’nden İçişleri Bakanlığı’na giden kariyer rotasına dikkat çekmiş ama o mesajın bir “başlangıç” mesajı olması, ziyaretin tartışılmasını kaçınılmaz hale getirdi.

Hatırlayınız, Süleyman Soylu, İçişleri Bakanı olduğunda da Mehmet Ağar’ın bakanlık atamalarında etkili olacağı algısı ortaya çıkmıştı. Bu algı Soylu ile Ağar’ın Yalıkavak marinası konusunda kamuoyu önünde atışıncaya kadar sürmüştü.

Buna karşın, Yerlikaya’nın bakanlığı döneminde Ağar’ın adı pek anılmamıştı.

Yeni Bakan Çiftçi’nin Ağar’la pozunu sosyal medyadan bütün Türkiye’ye ilan etmesi, İçişleri’nde Ağar etkisi yorumlarının yapılmasını kaçınılmaz hale getirdi.

Normal şartlarda çiçeği burnunda bir İçişleri Bakanı’nın eski İçişleri Bakanlarıyla buluşması eleştiri konusu olmaz. Tersine “deneyim paylaşımı” denilerek faydalı bulunur.

Ancak Efkan Ala, Beşir Atalay, Selami Altınok gibi kendi partisinden İçişleri Bakanlığı yapmış deneyimli isimler (üstelik Ala ve Altınok Erzurumlu) dururken Çiftçi’nin Ağar’la poz vermesi aynı etkiyi yaratmadı. Tersine, bakanlık döneminde kuşanacağı muhtemel üslubuna dair olumsuz yorumlara neden oldu. Zira Ağar’ın “deneyim listesi” bu milletin bir kısmının zihninde kâbus dönemi olarak anımsanıyor. Ağar denince akla güvenlik bürokrasisinin hukukun üstünlüğünü takmadığı, insan haklarını ihlal ettiği bir dönem akla geliyor.

1996’da Susurluk’ta Ağar’ın İçişleri Bakanı olduğu dönemde güvenlik güçleriyle iş birliği yapan (Ağar’ın desteklediği ve Ağar’a destek veren) bir aşiret lideri, bir polis müdürü, bir suç örgütü lideri aynı araçta kaza geçirince ortaya çıkan gerçekler, kan dondurucuydu.

Ağar, Susurluk davasında yargı sistemimizin ve devletimizin kendisine verdiği bütün desteğe rağmen cezaevine düşmekten kaçamamıştı.

1990’larda yaşanan faili meçhul cinayetlerle ilgili soruşturmalar da Ağar’ın isminin sıkça anılmasına neden olmuştu.

Bir başka detay da Ağar’ın döneminde insan hakları ihlallerinin, işkence uygulamalarının çokluğu ve görmezden gelinmesi, hatta teşvik edilmesiydi.

Hizbullah’ın domuz bağıyla, satırlarla cinayetler işleyip terör estirdiği bir dönemde Ağar’ın “Hizbullah devlet aleyhine eylemlerden kaçınmaktadır. Örgüt üyelerini yakalamak fayda sağlamaz” sözleri adeta hafızalarımıza kazınmıştı.

Hal böyle olunca, yeni İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi’nin başlangıç vuruşunu “Güvenlik özgürlük dengesi” konusunda “Böyle bir denge olmaz, güvenlik özgürlüğü korumak için vardır” diyen Efkan Ala’yı değil, icracı olduğu dönemde özgürlüğü anmayıp sadece güvenlik diyen, kendisine yönelik suçlamaların tamamına yakınını “devlet sırrı” diye yanıtsız bırakan Ağar’la yapması, pek manidar oldu.

Günlerdir çevremdeki insanlar “Çiftçi-Ağar buluşması tesadüf mü Çiftçi’nin muhtemel üslubuna dair mesaj mı” sorusunu yöneltiyor.

Dilerim tesadüftür.

Çünkü tesadüf değil mesajsa, 1990’larda yaşananlara benzer bir döneme girebiliriz.

Benden söylemesi!

Poyraz Karayel’in Sefer’i Kanbolat Görkem Arslan yaşamını yitirdi

Poyraz Karayel’in Sefer’i Kanbolat Görkem Arslan yaşamını yitirdi

Demet Akalın’ın takipten çıkmasına ilk yorum

Demet Akalın’ın takipten çıkmasına ilk yorum

Hülya Avşar’ın filtresi gündem oldu!

Hülya Avşar’ın filtresi gündem oldu!

Aralarına kara kedi değil para girmiş!

Aralarına kara kedi değil para girmiş!

Pınar Deniz ekrana dönüyor

Pınar Deniz ekrana dönüyor

Bülent Ersoy'un taksiye bindi olay oldu: Taksici ilk kez konuştu

Bülent Ersoy'un taksiye bindi olay oldu: Taksici ilk kez konuştu