Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllara yayılan farklı kürsülerden verdiği net "çözüm" talimatlarına rağmen, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) duvarına çarpan süreç; 104 bin genci ve aileleriyle birlikte yaklaşık 1 milyon vatandaşı sosyo-ekonomik bir çıkmaza sürüklüyor.
ERDOĞAN'IN ÇÖZÜM İRADESİ: "GEREKLİ TALİMATLARI VERDİK"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yurt dışındaki Türk öğrencilerin ve mezunların desteklenmesini her dönem devlet politikası olarak meydanlarda dile getirdi. Erdoğan; Bosna Hersek'ten Ankara'ya, üniversite açılışlarından yurt dışı buluşmalarına kadar uzanan geniş bir zaman diliminde yaptığı konuşmalarda, denklik sorununa yönelik şu net mesajları vermişti:
"Eğitim öğretim konusunda, ister bulundukları ülkelerde, ister kendi ülkemizde olsun evlatlarımızda üniversiteye girişten barınmaya kadar her alanda kolaylıklar sağladık... Kayıt ücreti, denklik ve diplomalar konusunda yaşanan sorunların en kısa sürede çözüleceğini ümit ediyorum, gerekli talimatları verdik. Ayrıca denklik konusunun da yine bu kalite anlayışı çerçevesinde geliştirilecek objektif kriterlere bağlanarak hızla çözülmesine ihtiyaç olduğu anlaşılıyor."
Ancak Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından ortaya konulan bu net vizyon ve çözüm iradesi, sahada karşılık bulamadı. Konunun yıllardır farklı etkinliklerde defalarca dile getirilmiş olması, problemin anlık bir aksama değil, kemikleşmiş bir bürokratik direnç olduğunu gözler önüne seriyor.

DERNEK BAŞKANI AHMET ÖZDEMİR:
“104 BİN GENCİN VE 1 MİLYON VATANDAŞIN SESİ DUYULMALI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "objektif kriterler" vurgusuna rağmen uygulamada büyük bir eşitsizlik yaşandığını belirten Diploma Denklik Mağdurları Derneği Başkanı Ahmet Özdemir, yetkililere acil çağrıda bulundu. Yaklaşık 104 bin gencin, aileleriyle birlikte ise 1 milyona yaklaşan vatandaşın bu mağduriyetten doğrudan etkilendiğini ifade eden Özdemir, denklik sürecinde yaşanan en büyük adaletsizliğin aynı şartlarda eğitim görenler arasında ortaya çıktığını vurguladı.
Özdemir, denklik süreçlerindeki çelişkili kararları ve hukuki beklentileri şu sözlerle dile getirdi:
“Aynı üniversitede, aynı bölümde, aynı sınıfta ve aynı şartlarda eğitim gören mezunlar arasında büyük bir adaletsizlik ortaya çıkıyor. Aynı sınıftan, aynı eğitim programından mezun olan iki kişiden birine denklik verilirken, diğerine ret kararı verilmesi kabul edilemez. Hukuk devleti ilkesine uygun, öngörülebilir ve eşit uygulamalar bekliyoruz.”

"CUMHURBAŞKANI 3 KEZ TALİMAT VERDİ, YÖK GEREĞİNİ YAPMADI"
Denklik sorununun yalnızca bireysel bir mağduriyet olmadığını, gençlerin mesleklerini icra edememesi nedeniyle aileleriyle birlikte devasa bir kitlenin sosyal ve ekonomik olarak sarsıldığını belirten Dernek Başkanı Özdemir, YÖK'e yönelik eleştirilerini şu şekilde sürdürdü:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan denklik sorunlarının çözümüne yönelik üç kez talimat verdi. Buna rağmen sorun bir türlü çözüme kavuşmadı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı’nın, Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu iradenin gereğini yerine getirmediğini düşünüyoruz. Denklik sürecinin adil, şeffaf ve objektif kriterlerle yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.”

MADALYONUN İKİ YÜZÜ: BU ÇELİŞKİ NEDEN YAŞANIYOR?
Eğitim uzmanları ve hukukçular, aynı sınıftan mezun olan öğrencilere farklı kararlar çıkmasının ve YÖK’ün bu katı tutumunun arkasında hem kurumsal savunma reflekslerinin hem de mevzuat detaylarının yattığına dikkat çekiyor:
Mevzuatın Geriye Dönük İşletilmesi: YÖK denklik yönetmeliklerinin sık sık değiştirilmesi en büyük belirsizlik kaynağı. Öğrencilerin üniversiteye kayıt yaptırdığı yıl yürürlükte olan kurallar ile mezun oldukları yılki kurallar çelişebiliyor. Bu durum, dernek başkanının da vurguladığı "hukuk devleti ve öngörülebilirlik" ilkesini zedeliyor.
Fiziki İkamet ve Pasaport Kontrolleri: YÖK, öğrencilerin pasaport kayıtlarını inceleyerek eğitim süresince o ülkede fiilen bulunup bulunmadığını kontrol ediyor. Aynı sınıftaki iki kişiden biri derslere fiziki olarak eksiksiz devam etmişken, diğeri sağlık, uzaktan eğitim veya muafiyet gibi nedenlerle Türkiye'de daha fazla vakit geçirmişse, YÖK bu iki öğrenciye tamamen zıt kararlar verebiliyor.
Kurumsal Korumacılık Refleksi: YÖK’ün katı davranmasının arkasındaki temel motivasyon; yurt dışındaki akademik karşılığı zayıf üniversitelerin diplomalarıyla Türkiye'deki eğitim kalitesinin ve istihdam pazarının devalüe edilmesini engellemek.

Çözüm Nerede?
YÖK'ün "suistimalleri önleme" refleksi kendi içinde akademik gerekçelere dayansa da, adil ve şeffaf bir eleme mekanizması kurulamadığı için süreç binlerce haklı mezun için cezalandırmaya dönüşüyor. Mesleğini yapamayan bu nitelikli nüfus, ciddi bir beyin göçü riski ve iş gücü israfı yaratıyor.
Diploma Denklik Mağdurları Derneği, yetkililere çağrıda bulunarak, yıllardır devam eden bu mağduriyetin sona erdirilmesini, aynı durumdaki mezunlar arasındaki farklı uygulamalara son verilmesini ve Cumhurbaşkanı tarafından verilen talimatların süratle hayata geçirilmesini talep ediyor. Çözüm; kişilere veya dönemlere göre esnemeyen, şeffaf ve geriye dönük mağduriyet üretmeyen bir "Denklik Reformu"nun acilen yürürlüğe konulmasından geçiyor.









