Ana Sayfa

METAFOR

YAŞAM

Cem Boyner Kapital dergisine verdiği mülakatta çarpıcı bir metafor kullandı:



“Leğendeki bebeği banyo suyuyla birlikte balkona dökmemek gerekiyor. O bebek Türkiye’deki sanayinin ta kendisi. Onlarca yıldır biriktirilen milyonlarca müşteri ve sanayi kapasitesi. Altı ay piyasadan çekilip sonra ‘Ben geldim’ diyemezsin.”

 

“Leğendeki bebeği banyo suyuyla birlikte balkona dökmemek gerekiyor "deyimi ilk kez 500 yıl önce Almanya’da kullanıldı.
Almancası “Das Kind mit dem Bade ausschütten.”
Yani: “Banyo suyuyla birlikte çocuğu da dökmek.”
Bugün İngilizce’de de çok bilinen haliyle: “Don’t throw the baby out with the bathwater.”
Kötü olanı temizlemeye çalışırken, iyi ve değerli olanı da kaybetme.
Bu atasözünün bilinen en eski yazılı örneklerinden biri, 1512 yılında Alman hiciv yazarı Thomas Murner’in Narrenbeschwörung adlı eserinde yer aldı. Eserde “Das kindt mit dem bad vß schitten” başlıklı bölümde, kötü olanı ortadan kaldırmaya çalışırken iyi olanı da yok edenler eleştiriliyordu. Bu ifade zamanla Almanca’da yaygın bir atasözüne dönüştü. Bugün sözlüklerde de anlamı, bir davranış veya karar sonucu korunması gereken değerli şeylerin de kaybedilmesi şeklinde açıklanıyor
1512’de Almanya’da kullanılan söz, yanlışları temizlemeye çalışırken değerli olanı da kaybetmeme uyarısıydı.
Cem Boyner’in Türkiye sanayisi için yaptığı “leğendeki bebek” metaforunda o bebek, Türkiye sanayisinin ve tekstilinin ta kendisi.
Türkiye, maliyetleri düşürmek, enflasyonla mücadele etmek, üretimi daha verimli hale getirmek zorunda. Bunu yaparken leğendeki bebeği, yani yılların sanayi birikimini, üretim kapasitesini, müşteri ağını ve istihdamı kaybetmemek zorunda. Çünkü kirli su değişebilir ama bebek giderse, geriye leğen bile kalmaz.