Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Barıştepe Mahallesi’nde yer alan Barıştepe İlkokulu ve Ortaokulu, her an büyük bir felakete dönüşebilecek devasa bir güvenlik tehdidiyle karşı karşıya. Toplam 130 öğrencinin eğitim gördüğü, 4 derslik ve bir anasınıfından oluşan okulda, 8 yıldır devam eden ihmalkârlık ve bürokratik vurdumduymazlık zinciri hem çocukların hem de eğitimcilerin hayatını doğrudan hiçe sayıyor.
2018’den Bu Yana Süren İhmal: "Kullanımı Yasak" Ama Hayat Devam Ediyor
Beş farklı bloktan oluşan okul kampüsünde, dört blok taş yapı, bir blok ise karkas sistemle inşa edilmiş durumda. Kampüsün ana binası konumundaki A Blok, 2018 yılında duvarlarında beliren devasa çatlaklar ve zemininde tespit edilen belirgin kaymalar nedeniyle eğitim-öğretime kapatıldı. Resmi makamlarca yapılan teknik incelemelerde, binanın eğitim faaliyetleri için kullanılmasının hayati risk taşıdığı belgelendi ve yapının en kısa sürede yıkılarak yerine 8 derslikli modern ve güvenli yeni bir okul inşa edilmesi gerektiği raporlaştırıldı.
Ancak aradan geçen 8 yıla rağmen Mardin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün konuyu bir türlü öncelikli gündemine almaması ve sürece karşı sergilediği tavır nedeniyle tek bir çivi dahi çakılmadı. Yeni okul projesi yapım planına dahil edilmesine rağmen, İl Milli Eğitim yetkililerinin pasif tutumu ve her defasında öne sürülen "ödenek yetersizliği" gerekçesi, süreci tam bir kör düğüme dönüştürdü. Bu durum, kağıt üzerinde "yasaklı" olan alanların gerçekte her gün aktif olarak kullanılması zorunluluğunu doğurdu.
Öğretmenler ve İdareciler Facianın Eşiğinde: Lavabo ve Odalar Yıkılma Riskli Blokta!
Okulda fiziki şartların yetersizliği nedeniyle öğretmenlerin kullanabileceği alternatif bir lavabo bulunmuyor. Her gün yüzlerce çocuğun geleceğini inşa etmek için sınıfa giren öğretmenler, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yıkılma tehlikesi bulunan ve kullanımı yasaklanan A Blok’a girmek zorunda kalıyor. Daha da vahimi; okul müdürü ve müdür yardımcısının odaları hâlâ bu yüksek riskli, zemini kayan binanın içinde yer alıyor. İdareciler ve öğretmenler, günün büyük bir bölümünü adeta bir "saatli bomba" üzerinde mesai harcayarak geçiriyor.
Mahalle Muhtarı Mehmet Şirin Çankaya: "Çalmadık Kapı Bırakmadık, Sesimizi Duymuyorlar!"
Konuyu yıllardır ilgili tüm makamlara taşıyan ancak İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve yetkililerin bürokratik engellerini aşamayan Barıştepe Mahallesi Muhtarı Mehmet Şirin Çankaya, yaşanan ilgisizliğe isyan ederek durumun vahametini şu sözlerle dile getirdi:
"Okulumuzun durumu ortada; duvarlar yarılmış, zemin kayıyor. 2018 yılından beri 'bu bina tehlikeli, yıkılması gerekiyor' raporu var ama tek bir somut adım atılmıyor. Mahalle muhtarı olarak çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin can güvenliği için çalmadığım kapı, gitmediğim kurum kalmadı. Tüm çabalarımıza, verdiğimiz dilekçelere ve yüz yüze yaptığımız görüşmelere rağmen yetkililerden somut bir çözüm bulamadık. Bize sürekli 'ödenek yok, plana alındı' denilerek vakit kaybettiriliyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu hayati konuya tamamen duyarsız kalmış durumda. Soruyorum size; 130 evladımızın ve öğretmenlerimizin hayatı bu kadar mı ucuz? Bir felaket yaşanıp can kaybı olduktan sonra mı harekete geçilecek? Biz okul değil, evlatlarımıza ve öğretmenlerimize güvenli bir yaşam alanı istiyoruz. Sayın Valimiz başta olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı'mızın sesimizi duymasını ve bu tıkalı bürokrasiyi aşarak okulumuzu derhal yapmasını talep ediyoruz."
İş İnsanı Rıfat BATI: "İnsan Hayatı Ertelenemez, Yetkilileri Sorumluluk Almaya Davet Ediyorum!"
Bölgenin tanınan iş insanı Rıfat BATI da okulda yaşanan bu hayati tehlikeye tepkisiz kalmayarak yetkililere sert bir çağrıda bulundu. İnsan hayatının her türlü maliyet ve bürokratik gerekçenin üzerinde olduğunu vurgulayan BATI, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Barıştepe İlkokulu ve Ortaokulu'nda göz göre göre bir felakete zemin hazırlanıyor. Burada söz konusu olan şey herhangi bir bina eksiği değil; 130 evladımızın, öğretmenlerimizin ve idarecilerimizin can güvenliğidir. Teknik raporlarla yıkılma riski sabitlenmiş bir yapıda eğitim sürdürmeye çalışmak, insan hayatını açıkça hiçe saymaktır. Buradan tüm yetkililere ve karar vericilere sesleniyorum: Bir facia yaşanmadan, anılarımıza ve yüreğimize ateş düşmeden bu konuya acilen çözüm bulunmalıdır! Hiçbir 'ödenek' gerekçesi bir çocuğumuzun canından daha kıymetli olamaz. Tüm yetkilileri insan hayatına karşı taşıdıkları vicdani ve idari sorumlulukların gereğini yerine getirmeye ve derhal göreve davet ediyorum."
130 Küçük Can ve İkili Öğretim Cenderesi
Okulda 130 öğrenci, yetersiz fiziki imkânlar nedeniyle ikili öğretim yöntemiyle ders görüyor. Çocuklar, taş yapıların gölgesinde, her an yıkılma riski taşıyan bir ortamda teneffüse çıkıyor, oyun oynuyor ve ders dinlemeye çalışıyor. Olası bir sarsıntı, zemin kayması ya da yapısal çökme durumunda yaşanacak bir facianın bilançosunu düşünmek bile istemeyen veliler ve mahalle sakinleri büyük bir endişe içinde gün sayıyor.
Yetkililere Acil Çağrı: Faciaya Davetiye Çıkarmayın!
Bir eğitim kurumunda en temel insan hakkı olan "can güvenliği" standardının sağlanamamış olması ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün çözümsüzlüğü, sorunun boyutunu basit bir altyapı eksikliğinden çıkarıp açık bir yaşam mücadelesine dönüştürmüş durumda.
Avukat Kemal DÜNDAR: "Yasal Yollara Başvuracağız, Konunun Takipçisiyiz"
Barıştepeli Avukat Kemal DÜNDAR da konuyla ilgili hukuki boyuta dikkat çekerek sert bir açıklama yaptı. Dündar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Köyümüzdeki okulun durumu kabul edilebilir gibi değildir. Olası bir facia yaşanmadan önce okulumuzun acilen yıkılıp yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. İnsan hayatı ve evlatlarımızın güvenliği ihmale gelmez. Bu tehlikeye göz yuman, görevi ihmal eden ve bu duruma meydan veren yetkililer hakkında gerekli suç duyurularında bulunarak tüm kanuni yollara başvuracağız. Hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.”
Barıştepe Mahalle Muhtarı Mehmet Şirin Çankaya, İş İnsanı Rıfat Batı ve mahalle sakinleriı; çocukların göz göre göre bir felaketin kucağına itilmemesi için Milli Eğitim Bakanlığı’nı ve ilgili tüm kurumları acilen göreve çağırıyor. Ödenek yetersizliği mazeretlerinin bir kenara bırakılarak, 8 derslikli yeni okul binasının yapımına derhal başlanması isteniyor.