Peki, nedir bu Zahor? Purim bayramı öncesinde sinagoglarda yankılanan o dehşet verici emir ne söyler?
“Şimdi git, Amalekliler'e saldır. Onlara ait her şeyi tümüyle yok et, hiçbir şeyi esirgeme. Kadın erkek, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür.”
Bu satırlar bugün Gazze’den Lübnan’a, oradan İran’a uzanan ateş hattında modern füzelerin üzerine kazınmış bir "yok etme" manifestosudur. Siyonist ideoloji, kendinden olmayanı "Amalek" ilan ederek, beşikteki bebekten ahırdaki hayvana kadar her canlıyı meşru hedef tahtasına oturtmaktadır. Üstelik bu vahşeti, İslam aleminin en mukaddes ayı olan Ramazan’da gerçekleştirmek, sadece bir saldırı değil; bir inanca ve insanlık onuruna yapılmış en aşağılık suikasttir.
Siz hâlâ bütün bunların siyasi birer hamle olduğunu mu sanıyorsunuz? Hayır, bu açıkça ırksal bir din savaşıdır.
İnsanlık tarihi bize şunu öğretir: Savaşmak kaçınılmaz olabilir, ancak savaşın da bir namusu, bir sınırı vardır. Bayraklara, kutsallara, kadına, çocuğa ve esir alınan lidere dahi saygı göstermek zorundasınızdır. Bugün karşımızda duran yapıya hangi sıfatı yakıştıracağız?
Daha acı olanı ise; kendi ülkesinin bombalanmasından medet uman, çocuklarının ve liderlerinin katledilmesini "özgürlük" sananların düştüğü derin cehalettir. Rejim karşıtlığı, vatan hainliğine ne ara tahvil edildi? Katillerden demokrasi dilenmek körlük değilse nedir?
Yakın tarihimizde Siyonist aklın ve katil Amerika'nın "demokrasi" götürdüğü her yer bugün birer açık hava mezarlığıdır:
.Gazze: Modern Dünyanın Utanç Çukuru
Savaşın namusunu çiğneyen bu zihniyete karşı söylenecek son söz, belki de tarihin en sarsıcı hesaplaşmasıdır:
“Ey Hz. Musa! Gazze’de, Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de, Lübnan’da ve dünyanın her yerinde vahşice öldürülen masum kadınlar, çocuklar ve siviller adına bil ki; o gün Kızıldeniz’i yarıp 'ümmetim' diyerek kurtardığın bu katiller sürüsü, bugün insanlığın en büyük düşmanına dönüştü. Masumların ahı arşı titretirken, o gün denizi açarak felaketten kurtardığın bu zihniyetin zulmüne uğrayan her bir can adına, öbür dünyada iki elim senin yakanda olacaktır!”
Bugün Orta Doğu’da yaşananlar, sırasını bekleyen bir koyun sürüsü gibi uzaktan seyredilecek bir olay değildir. Bu, ırkçı bir tasfiyedir. Savaşın namusunu savunanlarla, namussuzluğu kutsayanlar arasındaki bu kavgada tarafımız; mazlumun ahı, insanlığın onurudur.
VESSELAM