Günümüz gençliğinde, maalesef odaklanma ve dikkat sorunu yaşadığından dolayı savrulmakta ve başladığı işi bitirememekte ve başarılı olamamakta. Bu da gence negatif olumsuzluklar olarak dönmekte ve söz konusu konudan uzaklaşarak muvaffak olamamaktadır. Yine gençlik asıl odaklanması gerektiği yaşam konularından kopunca savrulması kaçınılmaz hale gelmektedir.
Çözüm olarak, özellikle helal ve sağlıklı beslenmeye azami dikkat edilmelidir. Ev yemekleri yenmeli aile kavramı öğretilmelidir Sabah kahvaltısı mutlaka yapılmalıdır. İhtiyaç dâhilinde günlük iki öğün yenmelidir. Hazır gıdalardan ve sokak yiyeceklerinden kaçınmalıdır.
Sofra bereket hamd ve şükür kavramı öğretilmeli.
Birçok ayet ve hadis inancın insanı nasıl ayakta tuttuğunu göstermektedir. İnanç insanı diri tutar. İnanç öğretilmeli, inanç olmadan mutlu ve huzurlu yaşanmayacağını öğretmeliyiz.
Günümüz gençliğinin en büyük sorunlarından biri inanç bunalımıdır. İnanan insan bilir ki; dünya imtihan yeridir ve Allah hiçbir canlıya taşıyamayacağı yükü yüklemez.
Bizler bu anlayışla çalışmalı gençlere örnek olmalıyız.
Gayesi olan insan zamanını ve düşüncesini/beynini sürekli bu yönde kullanır ve zinde tutar. Gayesi olmayan insan ise hayatı monoton ve belirsizliklerle yaşar. Belirsizlik ise beynin en büyük düşmanlarındandır.
Elbette farklı gençlik problemleri olmakla birlikte, bir kısmını özetle dile getirdiğimiz bu gençlik sorunları çözüme kavuşturulduğu takdirde vatan, millet, ümmet ve dahi insanlığa faydalı bir gençlik yetiştirmiş olacağız. Unutulmamalıdır ki “gençliği olmayan bir davanın bir devletin bir ailenin geleceği olmaz. Karşılığı olmayan, yoğun stres, kaygı bozuklukları ve depresyon birey olma çabası, toplumsal beklentiler ve sosyal medyanın yarattığı baskı, ekran karşısında geçirilen aşırı süre yüz yüze iletişim kopukluğuna ve dikkat sorunlarına ve hayali düşüncelere sebep oluyor.
Geçleri bu olumsuzluklardan korumalı veya kurtarmalıyız.
“İnsanoğlu, kıyamet gününde beş şeyden hesaba çekilmedikçe Rabbinin huzurundan bir adım bile ayrılamaz: Bunlardan biri gençliğini nerede yıprattığından tükettiğindendir.
“Eleştirmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek ve öğrenmek için çareler arayın." derim