Ana Sayfa

Fuarların Düşüş Trendine Girme Sebepleri Ve Çözüm Önerileri

YAZARLAR

Fuar organizasyonları tartışılması, değerlendirilmesi gereken bir dönüm noktasındadır.



Artık fuarlar tat vermiyor; Eskiden tarihini merakla beklediğimiz fuarlara ayaklarımız gitmez oldu. Göreceğim aynı şeyler, aynı insanlar, hatta girişteki kart bile aynı, hiçbir cazibe, hiçbir ilgimi çekecek şov, yarışma yok. Tabii ki dünya ve Türk ekonomisinde yaşanan finansal kriz sebebiyle yeni yatırımlara kaynak ayıramama problemi de eklenince; fuar bir angaryadan-zaman kaybından öte gidemiyor. Bazen de görmek istemediğin insan sayısı artınca, karşılaşma ihtimali sizi fuara gitmeyi engelliyor.

Fuarcılar da bunun farkında. İstatistikleri önünüze koyup, aksi ispatlanmaya çalışılsa da, züğürt tesellisinden öte gidemiyor. “Şu kadar ziyaretci, şu kadar dış alımcı”… Gezmeye, merabalaşmaya gelmiş dışalımcı. Sorduğu sorular cahilce. Katılımcı ve ziyaretçilerde kalite yok. Sektörün büyükleri-küresel ölçekliler-global markalar fuarlarda yoklar ve fakat karar alıcı firma sahipleri de fuar ziyaretine gelme ihtiyacı duymamış. Kendi ülkesindeki fuara katılmayan, küresel ve global büyük markalar sektör fuarının prestijini düşünmek zorunda mı? Bunu fuar organizatörü ve sektörel karar alıcı kamusal otoriteler düşünmek zorunda.

Son zamanlarda fuarlara giderseniz, bunu zaten hissedersiniz.  Eski heyecan yok, eski kalabalık yok, stantlar mutlu değil, sipariş alınmadığı, bağlantı sağlanmadığından dertliler. Buna mukabil maliyetler katılımcıları çok zorluyor. Karşılığını almadığı  bir pazarlama faaliyetine dönüştü. Sadece sektörde varlığın devamını gösteriş için, eski müşteriyle bir kere daha görüşmek, merhabalaşmak için fuar katılımcıyı sorgulatmaktadır.

Fuar sektörü mevcut yapısı, kendini yenileyebilir, güncelleyebilir ve yeni şeyler söyleyebilir mi?

Statükocu kurumsallaşmanın getirdiği hantallaşma içindeki ve inovasyona, yeni düşünceye temkinli firmalarda değişim oldukca zordur. Avantajı ele geçirdiğini zanneden, fosilleşmiş yapının devamından yana, nasılsa sabit gelirin tekerrürünü başarı sayan yönetim katı, alttan gelen taleplerin dillenmesinden hoşlanmaz ve dahi dinlemez! Hâlbuki zamanla kan kaybedip; kendi kanlarında boğulacağını görmeyecek derecede körleşmiştir.

Anlayacağınız; Sektöre yeni şeyleri söyleyen, yeni dünyanın gerçeklerini görüp, organizasyonlarını ona göre şekillendiren, klasik formatlar yerine sürekli şaşırtan, merak ettiren anlayış mevcut statükonun içinden çıkamaz.

 

 

Fuarlara İlginin Azalmasının Temel Nedenleri:

 

1-Globalizasyon ve küreselleşmenin tüm korumacılık önlemlerine rağmen duvarları yıkması ve lokal fuarları ve dahi bölgesel fuarları bile etkilemesi:

Eskiden tüm bölge ülkelerinin takibindeki bir sektör fuarı, artık aynı tarihlere yakın uzakdoğu fuarı yüzünden etkileniyor. Hatta avrupadaki “dünya fuarı” niteliğindeki fuarlar bile eski doluluk oranlarını yakalayamıyor. Özellikle Dünya fuarı niteliği Almanya’dan Çin’e kaymıştır. Alman, Fransız, italyan ve Amerikan global-küresel firmaları Çin’deki fuarlarda katılımcıdır. Bu firmalar kendi ülkesindeki veya bölgesindeki fuara katılmazken, buraya katılıyor. Ziyaretciler ve yatırımcılar, fiyatlar ve vize kolaylığı yüzünden çin’e akın akın gitmektedir. Batının özellikle katılımcı ve ziyaretci firmalara uyguladığı vize mecburiyeti ve bürokratik, siyasi engeller, kendi fuarlarının popülaritesini kaybettirmiştir. Atık “Almanya’daki fuar bir dünya fuarıdır denemez”

2-Teknolojik gelişmeler, Dijital Pazarlama Ağları ve Küresel Erişim kolaylığı:

Özellikle cep telefon teknolojisindeki durdurulamayan, yenilenen teknolojik gelişmeler, şirketleri bağımlı hale getirdi. Yapay zeka alanındaki sonsuz imkanlar ve internetin ulaştığı 5G imkanları da eklenince bilginin pazarlamanın ve muhatap kitleye ulaşımın hızlandığı, bir dünyaya geçiş yaşandı. Ayrıca sosyal medya hayatın her yanında ve özellikle ticaretin, ürün-şirket tanıtımının olmazsa olmazı haline geldi. Watsapp, Wechat, Facebook, İnstagram, linkedin, Tiktok gibi sosyal medya platformları ticari uygulamaları ile şirketlerin vazgeçilmez pazarlama metası haline geldi.  Sektörel ve bölgesel sivil toplum kuruluşlarının B2B görüşmeleri, e-ticaret platformları, dijital kataloglar ve online toplantılar sayesinde şirketler, iç piyasayı bırak; dünyanın öbür ucundaki bir partnerle dakikalar içinde iletişime geçebilir durumdadır.

3-Yüksek Maliyetler ve Fayda-Maliyet Sorgulaması:

Fuar yeri, Stand kurulumu, nakliye, gümrükleme, dekorasyon ve makina kurulumları, konaklama, ikram ve personel giderlerinin; fahiş-fırsatcı faturaları, şirketler için devasa bütçeler haline gelmiştir. Bir bölgesel fuar yeri, dünya fuarının fiyatından pahalı olabilirmi? Fuar organizatörlerinin işini rutine bağlayıp, kazançlarını yeterli görüp, fuarın geleceğine-sektörel ihtiyaç ve gelişime yatırım yapmaması, yeterli tanıtım ve cazibe unsurlarını kullanmaması, fuardan istenilen verimin alınamamasına sebep olmaktadır. Katılımcı, aynı zamanda takip ettiği “dünya fuarı” na göre; bu fuarda fayda-maliyet hesabını iyi yapmaktadır. Teşvik unsuru formalitesinin bolluğu, bürokratik engeller ve yetersiz ödemelerin zaten geç ve takip gerektirdiğinden etkisi yoktur.

4-Zaman ve Verimlilik Kaybı:

Günlerce süren seyahatler ve stand başında pasif bir şekilde müşteri beklemek, günümüzün "hızlı tüketim ve maksimum verim" odaklı iş dünyasına hantal gelmeye başladı. Fuar için gidenlerin fuarı bırakıp, potansiyel müşterileri ziyarete gittiği görülmektedir.

5- Yeni Teknolojiyi Fuarlarda Sergilemeden Vazgeçilmesi:

Arge, yapılmayanı yapıp, rekabetde öne geçme, patent, faydalı ürün yatırımlarının yarıştığı teknolojik ortamlarda; rakip, fırsatcı, kopyacı, kolaycı firmaların varlığıda bir gerçektir. Maalesef bazı ülkeler bunu suç olmakdan çıkarıp, emek ve sermaye hırsızlığına göz yummaktadır. Buda şirketlerin bu ürünlerini fuarda sergilemekden imtina etmesine sebep olmaktadır.

6-Sık peryodlar;

Maliyetli bir sektörel fuarın her yıl gibi sık peryotlarla düzenlenmesi, diğer dünya fuarlarına da katılan firmaların fayda-maliyet kriterinde zayıf halkalardan vazgeçmesine sebebiyet vermektedir.

 

 Fuarcılığın geleceği ve çözüm önerileri:

 

Fuarlara katılmayanlar neyi ikame ediyor?

Lokal, bölgesel ve küresel fuarlara katılmakdan vazgeçen bazı global firmalar kendi düzenledikleri inbound etkinliklere, kapalı grup buluşmalarına ve dijital lansmanlara önem vermektedir. Sadece ilgili kişilerin davet edildiği niş ve butik etkinliklerde deneyim yaşatma, networking ve özel anlaşmalar yapılmakta, Fiziksel ve dijitalin birleştiği hibrit modeller, tanıtımlar sergilenmekte.

 

Daha az ama gerçek muhataplara daha elit ortamlarda; ürünler "deneyim ve ilişki odaklı" pazarlama mantığıyla taktim ediliyor. Güven ilişkisi kuruluyor, el sıkışılıyor ve ürünü canlı gösteriliyor.

 

İhracat odaklı dijital platformlar "Fuar devri kapandı. Fuarlara harcadığınız bütçeyi dijitale yatırın” reklam ifadesi bir pazarlama taktiği uygular. Oysa; İhracat gerçeği sahada yazılır. Algoritmalar pazarı önerir, fuarlar o pazarda size müşteri bulur. Tabi, Fuar öncesi dijital reklamlarla hedef kitleye ulaşıp ilgiyi toplarsınız, ve Fuar sırasında yüz yüze güven tesis eder, somut temasla ikna edersiniz, Fuar sonrası da dijital CRM süreçleri ile ilişkileri pekiştirirsiniz.

 

Her şeye rağmen fuarlar ölmez. Özellikle gelişen, ihracat odaklı üretici ülkelerin fuarları yaşatması gerekir. Bugün bu tartışmaya 80’ler mantalitesinin aynen devamı neticesi geldik. Acil fuarcılığın üstündeki hantallık ve ataletin kalkması, statüko kabuğunun kırılıp; yeni dünyada yeni çehresiyle yerini alması gerekir. Artık “dijitalizm”, “show busines” devri ve hiçbirşey aynı kalamaz; böyle gelmiş, böyle gidemez.

 

 Türkiye de Sektörel Fuarcılığın dönüm noktasına geldiği şu anda; devletin fuarcılık ve sektör temsilcilerini, karar mekanizmalarını acilen bir araya getirip, fuarcılığın yukarda belirttiğim girdaplarını ve sair meseleleri tartışması ve çıkan neticeler doğrultusunda fuarcılığın geleceğini yönlendirmesi gerekir.

Konu bir fuar firmasının iradesine bırakılamayacak milli meseledir.

Kaldı ki fuar firmaları küresel fuar dünyası ile entegredir. Türk Sanayisi ve Sektörün geleceğinden ziyade kendi karlılık hesabıyla hareket ederler. Yeterince karlı ve yeterli yer satıyorsa; “böyle gelmiş-böyle gider ”diyecektir.

Bu yapılamaz ise; fuarcılar ve sektör temsilcileri için kısa vadeli önerilerim şunlardır:

-2027 ile beraber fuarlar kabuk değiştirmeli, ana fuar belirlenip, devlet otoritesininde olduğu bir komisyona yönetimi bırakılmalıdır.

-Ülkenin önde gelen sektörel firmalarının katılması sağlanmalıdır.

-Dış alım heyetleri dış ticaret müşavirlikleri ve dış ülkenin sektör temsilcilerinin katkılarılya oluşturulmalıdır. İç ve dış gerçek sektör ziyareti sağlanmalıdır.

-Fuar reklamlarından başlayarak, girişten tutun, tüm yürütme profesyonelce ve kolayca gerçekleşmelidir.

-“Show Busines” mantığına geçilmeli gerek sektörel, gerekse popüler şovlar, organizasyonlar, yarışmalar, ödüller düzenlenmeli; firmaların katılımı sağlanmalıdır.

-katılımcılardan makina sergileyenler, ürün sergilemesine rağmen bu genel şova kendi standında katkı sağlayanlar özendirilmeli, teşvik edilmelidir.

-fuarın tüm aşamalarındaki maliyet unsurları gözden geçirilmeli, makul seviyeye getirilmelidir.