Ana Sayfa

DOLANDIRICI ve MAĞDUR!

YAZARLAR

Evet, bir kişiye 'dolandırıcı' demek Türk Ceza Kanunu'na göre hakaret suçunu oluşturur. Yargıtay kararlarında 'dolandırıcı', 'hırsız' veya 'sahtekâr' gibi kelimeler kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyen ağır suçlamalar ve aşağılayıcı ifadeler olarak kabul edilir.



Mağdur, haksızlığa uğramış, zarar görmüş veya hakkı elinden alınmış kimse demektir. Genellikle bir suç, kötü olay ya da adaletsizlik yüzünden maddi veya manevi kayıp yaşayan kişiler için kullanılır. Malı çalınmış, iyi niyeti suistimal etilmiş önemli değil.
Bu kişilere mağdur da diyebilirsin dalga da geçebilirsin mağdurun bir hakkı yok.
Dolandırıcılık vakaları; dijitalleşmenin hızlanması, yapay zekâ gibi yeni teknolojilerin kötüye kullanılması, ekonomik zorluklar ve sosyal medyanın yaygınlaşması nedeniyle artmıştır. Dolandırıcılar bu sayede evden çıkmadan çok daha fazla kişiye ulaşabilmektedir. Teknolojik ve dijital nedenler yapay zekâ: Ses ve görüntü klonlama ile insanları ikna etmek kolaylaştı.
Kişisel veri sızıntıları: Gizli bilgiler sızdığı için sahte mesajlar çok gerçekçi duruyor. Sosyal medya: Sahte hesaplar ve ucuz reklamlar geniş kitleleri hedefliyor.
Anonim olma kolaylığı: Sahte hatlar ve kripto paralar iz sürmeyi zorlaştırıyor.
Sosyal ve ekonomik nedenler ekonomik sıkıntılar: Kolay ve hızlı para kazanma veya borç kapatma isteği arttı.
Hızlı yaşam: İnsanlar hızlı karar verirken güvenlik açıklarını fark edemiyor.
Güven istismarı: Yardımlaşma veya dini duygular kolayca suistimal ediliyor.
“Adınıza açılmış dava var, icra takibi başlatıldı veya uzlaşma dosyanızın son günü” şeklinde gelen SMS veya aramalar çoğunlukla panik yaratıp para sızdırmayı amaçlayan dolandırıcılık tuzaklarıdır. Resmî kurumlar veya gerçek hukuk büroları rastgele mesajlarla acele para talep etmez.
İnsanlar saf veya akılsız oldukları için değil; dolandırıcıların korku, heyecan, güven veya acil durum gibi insan zihninin zayıf noktalarını ustalıkla tetiklemesi nedeniyle dolandırılır. Dolandırıcılık; insan doğasındaki güvenme arzusu, dikkat dağınıklığı ve çabuk çözüm arayışı gibi bilişsel tuzaklar üzerinden gerçekleşir
Artık Anadolu’dan İstanbul’a taşı toprağı altın diye gelenleri, Taksim Parkı’nda, Eminönü Meydanı’nda dolandıran üçkâğıtçılar yok. Dolandırıcılık da çağdaşlaştı, teknolojiden yararlanıyor. Borsa, kripto para, bankerler, yüksek gelir garantili fonlar var. Ufak, tekil işlerle uğraşılmıyor.
Dolandırıcılar belirli tek bir numaradan aramaz; bunun yerine 0850 ile başlayan internet hatları, sahte sabit hatlar (örneğin 0212 gibi alan kodları), olağan dışı cep telefonları veya uluslararası/gizli numaralar kullanırlar. Hatları sürekli değiştirirler. Kamu Kurumları adına arar ve borçtan bahseder                    
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 157. maddesi basit dolandırıcılık suçunu düzenler. Hileli davranışlarla bir kişiyi aldatarak, mağdurun veya başkasının zararına haksız bir yarar sağlayan kişiye 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası verilir.
  Basit dolandırıcılık suçu uzlaşmaya tabidir. Mağdur ile fail uzlaşırsa dava düşebilir
Telefonda kim ile niye konuşuyorsun bilmen, Devlet kimseyi tehdit etmez öğrenmen lazım.
Devlet kişinin yanında, kurumları da (tlf operatörlerini ve Bankaları) sorumlu tutmalı.
Her telefon çalması veya arama, gerçek bir sevgi ya da merak göstermez. Çoğu zaman aramalar bir çıkar, iş, veya dolandırma veya borç veya sadece "usul yerini bulsun" diye yapılır. Her telefona cevap vermek zorunda değilsin
“Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir”
Sakın ha.!