Ana Sayfa

Cem Küçük'ten CHP'deki 'arınma' kararına dikkat çeken tepki: 'Listede neden yok?'

GÜNDEM

CHP'de 9 milletvekilinin disipline sevk edilmesinin ardından gazeteci Cem Küçük, parti yönetiminin 'arınma' gerekçesini tartışmaya açtı. Küçük, CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat ve MYK üyesi Ahmet Hakan Uyanık üzerinden dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.



CHP'de mutlak butlan kararının ardından yaşanan kriz sürerken, 9 milletvekilinin kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesi yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.

Parti yönetiminin kararı "temiz siyaset" ve "arınma" gerekçesiyle savunmasının ardından gazeteci Cem Küçük, TGRT Haber ekranlarında dikkat çeken açıklamalar yaptı.

“ALİ HAYDAR FIRAT'IN ADI DA GEÇİYOR”
CHP yönetiminin ihraç kararlarının gerekçesine dikkat çeken Cem Küçük, listede yer almayan bazı isimleri gündeme taşıdı. Küçük, CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat'ın da Aziz İhsan Aktaş dosyasında adının geçtiğini öne sürerek, ihraç listesinde bulunmamasını sorguladı.

Gazeteci, "İhraç edilenler davalarda adı geçenler deniyor. Ama Ali Haydar Fırat'ın da adı Aziz İhsan Aktaş davasında geçiyor. Listede yok" ifadelerini kullandı.

CHP'DEKİ GÖREVİ GÜNDEME GELDİ
Ali Haydar Fırat, kısa süre önce CHP'de kurulan İletişim Koordinatörlüğü görevine getirilmişti. Parti tarafından yapılan açıklamada Fırat'ın, medya, sosyal medya ve iletişim politikalarının koordinasyonundan sorumlu olacağı duyurulmuştu.

“ARINMA İSE ONU DA ALMAMALISIN”
Cem Küçük'ün gündeme getirdiği bir diğer isim ise CHP MYK üyesi Ahmet Hakan Uyanık oldu. Küçük, parti yönetiminin "arınma" söylemiyle hareket ettiğini belirterek, Ahmet Hakan Uyanık'ın MYK'da yer almasını da eleştirdi.

"Arınma ise Veysi Uyanık'ın oğlunu da MYK'ya almamalısın" diyen Küçük, parti yönetiminin yaklaşımında çelişki olduğunu savundu.

ÖZEL CEPHESİ KARARA İTİRAZ ETMİŞTİ
Öte yandan Özgür Özel'e yakın isimler de 9 milletvekilinin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine itiraz etmişti. Özel cephesi, CHP tüzüğüne göre milletvekillerinin disipline sevk edilmesi yetkisinin MYK'da değil Parti Meclisi'nde olduğunu savunurken, alınan kararın usul yönünden tartışmalı olduğunu ileri sürmüştü.