Ana Sayfa

BABAMIN YOKLUĞUNDA BİR BABALAR GÜNÜ

YAZARLAR

Büyümek, yalnızca yaş almak değildir. Büyümek bazen çocukken dünyanın en güçlü insanı sandığınız babanızın da yorulduğunu, üzüldüğünü, kırıldığını fark etmektir. Ama ne kadar büyürsek büyüyelim, bir kız çocuğunun kalbinde babası hep ulaşılmaz bir dağ gibi durur; güven veren, koruyan, sığınılan bir dağ...



Ben bugün bir kadın olarak geriye dönüp hayatıma baktığımda, attığım her sağlam adımın altında babamın bana verdiği güvenin izlerini görüyorum. Çünkü insanın hayatta ilk öğrendiği cesaret, bazen babasının elini tuttuğu o küçücük anlarda saklıdır.

Bugün Babalar Günü...

Kimi insanlar için kutlama, kimi insanlar için özlem günü.

Benim için ise biraz hasret, biraz dua, biraz da gözlerimi dolduran anıların günü...

Çünkü babam artık yanımda değil.

Ama ne gariptir ki yokluğu bile hâlâ bana güç vermeye devam ediyor.

Biz kız çocukları düşmekten çok korkmazdık. Çünkü biliriz ki arkamızda bizi tutacak bir baba vardır. Düştüğümüzde dizimizden önce canı yanan, ağladığımızda bizden gizli gözyaşı döken bir baba...

HAYATIN İLK KAHRAMANIDIR BABA

İlk güvendiğimiz erkek, ilk sığındığımız liman, ilk rehberimizdir.

Bize nasıl sevilmemiz gerektiğini, nasıl saygı görmemiz gerektiğini, nasıl güçlü duracağımızı farkında bile olmadan öğretir.

Onun gözlerindeki gurur, bir kız çocuğunun hayat boyu taşıdığı en değerli madalyadır.

SEVGİLERİNİ KONUŞARAK DEĞİL, YAŞAYARAK GÖSTERİR

Annelerin sevgisi sıcacık bir yağmur gibidir; hissedersiniz, duyarsınız.

Babaların sevgisi ise sessizdir.

Bir bakışta gizlidir.

Bir poşetin içinde eve getirilen en sevdiğiniz meyvede...

Soğuk bir gecede üstünüzü örten ellerde...

Sabaha kadar başınızda beklediğini hiç söylemeyen o yorgun gözlerde...

Babalar çoğu zaman "Seni seviyorum" demez.

Ama bütün ömürlerini bunu göstermeye adarlar.

Bugün dönüp baktığımda, babamın bana bıraktığı en büyük mirasın mal mülk değil; karakter, dürüstlük ve merhamet olduğunu görüyorum.

ŞİMDİ DAHA İYİ ANLIYORUM

Çocukken babamı hiç yaşlanmayacak sanırdım.

Oysa yıllar geçmiş...

Saçlarına beyazlar düşmüş.

Yüzüne çizgiler yerleşmiş.

Omuzlarına hayatın yükü binmiş.

Biz büyürken o sessizce yorulmuş.

Biz mutlu olalım diye kendi hayallerinden vazgeçmiş.

Biz rahat uyuyalım diye uykusuz geceler geçirmiş.

Ve bunların hiçbirini bize hissettirmemiş.

İnsan büyüdükçe anlıyor...

Babalar güçlü görünmeye çalışırken aslında içlerinde kocaman bir sevgi ve kırılganlık taşıyorlar.

Belki de en çok bu yüzden içim acıyor.

Çünkü bazı teşekkürler geç kalıyor.

Bazı sarılmalar yarım kalıyor.

"Seni seviyorum babam" cümleleri insanın boğazında düğüm olup yıllarca çıkamıyor.

KEŞKE BİR KEZ DAHA SARILABİLSEYDİM

Bugün babası hayatta olanlara küçük bir ricam var.

Telefonu elinize alın.

Sesini duyun.

Ellerini tutun.

O yorgun omuzlara sarılın.

Çünkü zaman, sandığımızdan çok daha hızlı geçiyor.

Bir gün insan en çok da sıradan sandığı anları özlüyor.

Birlikte içilen bir çayı...

Bir nasihati...

Bir gülüşü...

Bir "Kızım nasılsın?" sorusunu...

Ve sonra anlıyor ki dünyanın en büyük zenginliği, babanın varlığıymış.

MELEKLER BİZİM YERİMİZE SARILSIN SANA BABAM

Bugün gökyüzüne bakıyorum.

Belki bir bulutun ardında, belki bir yıldızın ışığında, belki de dualarımın ulaştığı bir yerde seni hissediyorum.

Hayatımıza kattığın sevgi için...

Bize öğrettiğin doğrular için...

Arkamızda dağ gibi durduğun bütün yıllar için...

Sana binlerce kez teşekkür ediyorum babam.

Yokluğun hâlâ canımı yakıyor.

Sesini özlüyorum.

Gülüşünü özlüyorum.

Bazen bir köşede seni arıyorum.

Ama biliyorum ki sevgi ölmez.

İnsan gider, sevgisi kalır.

Sen de kalbimizin en güzel yerinde yaşamaya devam ediyorsun.

Her dua edişimizde...

Her hatırlayışımızda...

Her gözyaşımızda...

Mekânın cennet olsun canım babam.

Ruhun huzur içinde uyusun.

Her iki cihanda da melekler bizim yerimize sarılsın sana.

Seni dün olduğu gibi bugün de, yarın da, ömrümüzün sonuna kadar özlemle, sevgiyle ve dualarla anacağız...