Fenerbahçe’de 217 numaralı locanın kullanımına ilişkin tartışmada yeni bir gelişme yaşandı. Sarı-lacivertli kulüp, loca kullanımı hakkında verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu savunurken, locaya gelen kişilerden ikisinin Passolig kartının bulunmadığını, iki kişinin ise Galatasaray taraftarı olduğunu iddia etmişti.
Bu açıklamanın ardından Acun Ilıcalı sosyal medya hesabından Aziz Yıldırım’a sert sözlerle yanıt verdi.
GALATASARAY PASSOLİGİ TARTIŞMASINA YANIT
Ilıcalı, açıklamada gündeme getirilen Galatasaray Passolig kartlarının locayı kullanmak üzere gelen kişilere ait olmadığını belirtti.
Söz konusu kartların mahkeme kararını uygulamak üzere stada gelen avukat ve görevli polis memurlarına ait olduğunu açıklayan Ilıcalı, Aziz Yıldırım’ın açıklamasını “algı operasyonu” olarak nitelendirdi.
‘ÖNCEKİ YALANLARI MAHKEME KARARIYLA TESCİLLENDİ’
Acun Ilıcalı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Önceki yalanları mahkeme kararıyla tescillenmiş olan Aziz Yıldırım’ın yeni algı operasyonu; Bugün yapılan gerçek dışı açıklamada bahsedilen Galatasaray Passoligleri mahkeme kararını uygulamak üzere stada gelen avukat ve görevli polis memurlarına aittir. Kulübümüzün resmi sitesini alet ederek şahsımı hedef alan ve tribünlerimizi kışkırtmayı amaçlayan bu ucuz algı operasyonunu esefle kınıyorum.”
KAPSAMLI AÇIKLAMA YAPACAK
Ilıcalı, tartışmanın hukuki ve idari boyutuna ilişkin daha ayrıntılı bir açıklama yapacağını da duyurdu. “Konunun tüm hukuki ve idari detaylarına ilişkin gerekli kapsamlı açıklamayı gün içinde yapacağım” ifadelerini kullandı.
Chobani Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi 217 No’lu Loca Mevzusu ile İlgili Kamuoyunu Bilgilendirme
Fenerbahçe’mizin 18 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi’ne kalma mücadelesi vereceği böylesine kritik ve tarihi bir karşılaşmaya yalnızca 2 gün kalmışken, şahsıma yapılan tüm haksızlık ve hukuksuzluklara rağmen asla bir açıklama yapma niyetinde değildim. Ancak kulübümüzün resmi mecralarından 23 Ağustos günü Fenerbahçe Futbol A.Ş. imzasıyla paylaşılan; kamuoyunu ağır biçimde yanıltan, şahsımı hedef alan ve gerçek dışı iddialar içeren açıklama karşısında bu bilgilendirmeyi yapmak zorunlu hale gelmiştir.
Sözleşmeli olarak Acun Medya’ya tahsis edilmiş ve bedeli kuruşu kuruşuna ödenmiş olan 217 no’lu locanın kullanımı, mevcut kulüp yönetiminin kararıyla sezon öncesinde hukuksuz bir biçimde engellenmiş; bunun üzerine haklarımızın korunması adına yargı yoluna başvurulmuştur.
Bağımsız Türk yargısı bu haksızlığa dur diyerek lehimize ihtiyati tedbir kararı vermiştir. Ancak bu karara rağmen, sezonun ilk iç saha maçı olan Fenerbahçe - Konyaspor müsabakasında loca kullanımımız fiilen engellenmiş; söz konusu locanın “tadilat/çalışma var” bahanesiyle tahrip edilerek kullanılamaz hale getirildiği tutanak altına alınmıştır. Kulüp tarafından yapılan resmi duyuru ise suç unsuru dahi barındıran bu hukuksuzluğu örtbas etme çabasından ibaret olup, gerçek dışı iddialarla doludur.
Açıklamada, ihtiyati tedbir kararını veren yargı mensuplarının hukuka aykırı davrandığı öne sürülmüş; bu kişiler hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) şikâyet başvurusunda bulunulacağı belirtilmiştir. Bilinmelidir ki yargıya intikal eden konuların hukuka uygunluğu Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız ve tarafsız mahkemelerinin takdirindedir; hâkim ve savcılar kararlarını anayasa ve kanunlar çerçevesinde verirler. Bu açıklamayı kaleme alan kulüp hukukçularının sergilediği yaklaşım, kulübümüzün kurumsal ciddiyeti ve itibarı adına son derece düşündürücü ve endişe vericidir.
Ortada bağlayıcı bir mahkeme kararı vardır ve bu kararın uygulanması hukuki bir mecburiyettir. Yargı sürecindeki savunma argümanları, kesinleşmiş bir tedbir kararının yerine getirilmemesine gerekçe gösterilemez. Kaldı ki hiçbir icra memurunun mahkeme kararını infaz ederken taraflardan sözleşme talep etme yetkisi veya usulü yoktur.
Kulüp açıklamasında iddia edildiğinin aksine, ortada sözleşmesiz bir durum da bulunmamaktadır. Pek çok locada olduğu gibi sözleşme şahsım adına değil, şirketim olan Acun Medya adına akdedilmiştir. Nitekim bahsi geçen sözleşme, kulübümüzün avukatları tarafından mahkemeye bizzat sunulan evraklar arasında yer almaktadır.
Maç günü locanın teslimi için bildirilen listedeki iki kişinin Galatasaray Passolig kartına sahip olduğu öne sürülerek “tribün güvenliğini tehdit etme ve kaos yaratma” iddiası ortaya atılması ise son derece yakışıksız, talihsiz ve taraftarlarımızı şahsıma karşı kışkırtmaya yönelik açık bir algı operasyonudur. Bahsi geçen görevliler şahsi davetlim, dostum ya da akrabam değildir; mahkeme kararını uygulamak üzere stada intikal eden resmi icra memuru ve görevli emniyet mensuplarıdır. Görevini icra eden devlet memurlarının Passolig kayıtları üzerinden şahsımı hedef alan ucuz bir fanatizm algısı yaratmaya yeltenmek, kulüp içi siyasette ötekileştirme ve düşmanlaştırma çabasının en son örneğidir.
Sayın Başkan; şahsıma karşı beslediğiniz kişisel husumetin, seçim sürecinde vadettiğiniz “birlik ve beraberlik” söylemlerinin tamamen önüne geçtiğini üzülerek görüyorum.
Fenerbahçe’mizin; camia olarak iç çekişmeleri bir kenara bıraktığı, kenetlendiği ve tüm enerjisini kulübümüzün uğradığı haksızlıklara karşı mücadeleye yönelttiği bir iklime her zamankinden çok ihtiyacı vardır.
Buna rağmen, halen bir muhalefet refleksiyle hareket edip iç siyasete odaklanmayı, camiayı ayrıştırmayı ve olası bir seçim öncesi şahsi alan açma çabalarını esefle takip ediyoruz. Bu yapay tartışmalar ve hesaplaşmalar büyük Fenerbahçe camiasında derin bir bıkkınlık yaratmaktadır.