Ana Sayfa

70 senedir CHP'deydi! Önder Sav da istifa etti

GÜNDEM

Eski CHP Genel Sekreteri olarak bilinen Önder Sav, 70 senedir üyesi olduğu partiden istifa etti ve Yeni Parti'ye katılma kararı aldı. Sav, Meclis'te yaptığı açıklamada CHP'nin yönetiminin mahkeme tarafından atanmış olan bir kadro ile meydana geldiğini ve CHP'nin ilkelerine aykırı hareket ettiklerini ifade etti.



Cumhuriyet Halk Partisi'nin eski Genel Sekreteri Önder Sav, yaklaşık 70 yıllık parti üyeliğini sonlandırdığını açıkladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basın toplantısı düzenleyen Sav, CHP yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunurken YENİ Parti'ye katılma kararı aldığını duyurdu.

"CHP'NİN KURUCU ÇİZGİSİNDEN UZAKLAŞTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM"
Basın açıklamasında CHP'nin mevcut yönetimini eleştiren Önder Sav, partinin kuruluş ilkelerinden uzaklaştığını savundu. Sav, parti içi hukuk düzeninin zarar gördüğünü ileri sürerek, CHP'nin Atatürk ilke ve devrimlerini esas alan çizgisinden uzaklaştığını iddia etti.

"PARTİ İÇİ DEMOKRASİ ZEDELENDİ" DEDİ
Önder Sav, konuşmasında mutlak butlan kararına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu kararın parti içi demokrasiye zarar verdiğini öne süren Sav, bu süreçte parti yöneticileri, il ve ilçe teşkilatlarına yönelik uygulamaların hukuki tartışmalara neden olduğunu ifade etti.

CHP YÖNETİMİNE ELEŞTİRİLERİNİ SIRALADI
Sav, açıklamasında mevcut yönetimin parti tabanıyla bağının zayıfladığını öne sürerken, partiye yeni üye kazandırma çalışmalarına ilişkin de çeşitli iddialarda bulundu. CHP'nin tarihsel kimliğinin zarar gördüğünü savunan Sav, partinin yeniden kuruluş ilkelerine dönmesi gerektiğini dile getirdi.

AİLESİYLE BİRLİKTE İSTİFA ETTİ
İstifa kararını ailesiyle birlikte aldığını açıklayan Önder Sav, eşi Çiğdem Sav, iki çocuğu ve damadıyla birlikte CHP üyeliğinden ayrıldığını açıkladı.

Sav, açıklamasını, gelecekte hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik hukuk devleti ilkelerine bağlı bir CHP anlayışında yeniden buluşma temennisini dile getirerek sonlandırdı.

İşte Önder Sav'ın açıklaması...

"Türkiye'de hiçbir hukukçu mutlak butlak kararı yerindedir diyememiştir. Parti iç hukuku zedelenmiştir. İstanbuol'da üye katılım töreninde temin edilmiş figüranların katılımları sağlanmıştır. CHP böyle bir ayıpla yasayabilecek parti değildir. CHP kurucu felsefesinden uzakalamış, Atastürk ilke ve devrimlerini askıya almıştır. CHP adaletsizliğin adeta cirit attığı bir parti durumuna sokulmuştur.

"ÖRGÜT KIYIMI YAŞANDI"
Oysa ülkemizin 32 değerli anayasa hukukçusu, mutlak butlan kararının hukukun üstünlüğüne aykırı olarak yetkisiz bir mahkeme tarafından verildiğini belirtmiştir. Mutlak butlan kararı, bir siyasi partinin iç işlerine müdahale niteliğindedir; parti içi demokrasiyi ve partili üyelerin tercihlerini onarılması güç biçimde zedelemiştir. Böyle bir karara dayanılarak yetkisi kalmamış Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu kararlarıyla milletvekillerinin, il ve ilçe başkanlarının ihracı istenebilmekte; il ve ilçe başkanları ile yönetimleri hukuken geçerli hiçbir gerekçe gösterilmeksizin görevlerinden uzaklaştırılmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde görülmemiş bir hukuksuzluk ve örgüt kıyımı dönemi yaşanmaktadır. Bu durum, taraflı tarafsız seçmenlerde, vatandaşlarda ve CHP üyelerinde büyük infial yaratmıştır. CHP'de kısa zamanda yüz binlerce istifa gerçekleşmiş, istifaların artarak sürdüğü anlaşılmaktadır.

"PARTİYİ ÇÜRÜTÜYORLAR"
Partinin bugünkü yöneticileri halkın içine çıkamaz, cenazelerde kabul görmez duruma düşmüşlerdir. Danışıklı esnaf ziyaretlerine dahi, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki gibi münadi (çağırtkan) kullanılarak, davul-zurna eşliğinde kalabalık sağlama çabasıyla gidilmesi içine düşülen acı tabloyu göstermektedir. Daha üzücü olan ise yeni üye kaydı için paralı figüranların kullanılmasıdır. "Arınma" edebiyatı yapanlar, tarihi partiyi kirletip çürüttüklerinin farkında değillerdir. Özetle CHP; kurucu felsefesinden, Atatürk ilke ve devrimlerinden, demokratik, laik hukuk devleti niteliklerinden ve artık yalnızca söylemde kalan "Hak, Hukuk, Adalet" inancından hızla uzaklaşmaktadır. Gerçek CHP'liler, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1931 yılında 3. Kurultay'da söylediği gibi davranmalıdır: "Partide yapılmış herhangi bir yanlışlığa müsamaha göstermek son derece yanlıştır; mahzuru, faydasından büyüktür." Bu talimat, her CHP'li için bugün de geçerlidir.

AİLESİYLE BİRLİKTE İSTİFA ETTİ!
Eğri oturup doğru konuşalım. Bugünkü yöneticilerin yönetimindeki parti, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin ve Kuvâ-yı Milliye'nin devamı olarak 103 yıl önce kurulmuş CHP değildir. Maalesef genleriyle oynanmış, başkalaştırılmış bir partidir. Binayı ve parti amblemini haksız olarak kullanan kiracılar, elbette uygun ve yakın bir zamanda o binayı tahliye edeceklerdir. Birkaç gün önce partiden istifa eden, geçmiş dönemlerde senatörlük ve milletvekilliği yapmış 281 değerli arkadaşımızın kamuoyuna açıkladıkları istifa gerekçelerine de katıldığımı belirtmek isterim. Açıkladığım nedenlerle; eşim Çiğdem Sav, iki evladım ve damadımla birlikte, derin üzüntü ve tarifsiz bir acı içinde Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ün tarif edip kurduğu rejimin ve devrimlerin sahipliğini yapan, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik hukuk devleti ilkelerine bağlı gerçek CHP'de yeniden buluşmak ümidiyle..."